YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12302
KARAR NO : 2012/7938
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum kayıtlarında yanlış yazılan anne isminin nüfus kayıtlarına uygun olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, annesi … sigorta sicil kayıtlarında … olan adının … olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, “3400001910530” sigorta sicil numarası ile 4.6.1959 tarihli işe giriş bildirgesine bağlı çalışmaların … ve … kızı 1932 doğumlu “…” kimlik numaralı … ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bu tür aidiyet davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan çalışmaların başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delilerle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2007 gün ve 2007/21-600E,2007/604K. Sayılı kararı da aynı yöndedir
Somut olayda, dosyadaki nüfus kayıtlarına göre davacının annesinin serbest Yugoslav göçmeni olarak 05.10.1958 tarihinde ülkemize geldiği ve Bakanlar Kurulunun 07.02.1959 tarihli kararı ile Türk Vatandaşlığına alındığı, sigortalı … 4.6.1959 tarihinde “… ” çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin … İskan Müdürlüğünün 25.10.1958 tarihli 3748 sayılı nüfus hüviyet cüzdanına göre düzenlendiği anlaşılmakla mahkemece bu nüfus hüviyet cüzdanının düzenlenmesine esas nüfus bilgilerinin, Bakanlar Kurulunun 07.02.1959 tarihli kararının,sigortalı Saliha Erdi’nin Türk Vatandaşlığına geçmesinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte nüfus kayıtlarının, sigorta sicil dosyasının ve işyeri özlük dosyasının getirtilmediği, sigorta sicil kartında yer alan kimlik bilgileri ve özellikle cilt-hane numarasının sigortalının ülkemizdeki ilk nüfus kayıtları ile uyumlu olup olmadığının araştırılmadığı, tüm bu araştırma sonucunda sağlıklı bir sonuca ulaşılamadığı takdirde imza ve fotoğraf incelemesinın yaptırılmadığı ve böylece aidiyetinin tespiti istenilen çalışmaların kime ait olduğunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.