YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12350
KARAR NO : 2012/9156
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01.04.1990-22.03.2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, HUMK’nun 409/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalılara ait işyerinde 1.4.1990-22.3.2004 tarihleri arasında hizmet aktine dayalı olarak çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece HUMK’un 409/6. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
HUMK’un 409/6. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için HUMK’un 409/1 maddesinde açıklandığı üzere oturum gün ve saatini bildirir davetiye Tebligat Yasası hükümlerine uygun bir şekilde kendilerine tebliğ edilmiş tarafların oturuma gelmemeleri veya gelen tarafın davayı takip etmeyeceğini bildirmesi sonucu dosyanın iki kez işlemden kaldırılmasından sonra başvuru üzerine yenilenen davanın üçüncü kez takipsiz bırakılması gerekir.
Somut olayda, 27.6.2007 tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadığı, davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekilinin davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri üzerine davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına
karar verildiği, süresi içerisinde yenileme dilekçesi verilmesi nedeniyle yargılamaya devam olunduğu, 1.12.2009 tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadığı, davalı Kurum vekilinin davayı takip etmeyeceklerini, davalı işveren vekilinin ise davayı takip edeceklerini bildirdiği, bunun üzerine 4.3.2010 gününe duruşma tarihi verildiği, 11.8.2010 tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeret gerekçesini açıklamadan mazeret dilekçesi vererek duruşmaya katılmadığı, mahkemece mazeret dilekçesi usulüne uygun bulunmadığından davacı vekilinin talebinin reddine karar verildiği ve ayrıca davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekilinin davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri üzerine de HUMK’un 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Oysaki 1.12.2009 tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadığı, davalı Kurum vekilinin davayı takip etmeyeceklerini davalı işveren vekilinin ise davayı takip edeceklerini bildirmiş olmaları nedeniyle HUMK 409/1. maddenin uygulama şartının gerçekleşmediği, dolayısıyla 11.8.2010 tarihli duruşmada ikinci defa takipsiz bırakma kabul edilerek işlem yapılması gerektiği halde mahkemece hatalı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.