Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12388 E. 2012/7653 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12388
KARAR NO : 2012/7653
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, Davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalılardan … Çelik A.Ş’nin temyizine gelince;
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalan işçinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalması nedeniyle kararda yazılı maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, davalılardan … Çelik A.Ş hakkında kurulan hüküm doğru değildir.
Gerçekten, bir iş kazası sonucu zarara uğrayan işçinin veya işçinin ölümü halinde hak sahiplerinin tazminat davası, işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilir. Ayrıca, aracı olarak nitelendirilen kişilerce işe alınan işçilerin uğrayacakları zarardan dolayı asıl işverenin aracı ile birlikte sorumlu olacağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasa’nın 1. maddesi gereğidir. Bunların dışındaki kişilerin, maddi ve manevi tazminattan işveren, kusurlu üçüncü kişiler veya asıl işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu söz konusu değildir.
Somut olayda, davacı, davalılardan … İnşaat Turz. Oto.Ltd’nin işçisi olarak bu davalının anahtar teslim sözleşme ile üstlendiği fabrika sahası istinat duvarı yapım işinde çalışmakta iken kurulu iskeleden düşmesi sonunda yaralandığı Davalı … Çelik A.Ş’nin davacı işçinin işvereni (asıl veya alt işvereni) olmadığı gibi, hükme esas alınan 23.07.2007 tarihli kusur bilirkişi raporunda da anılan davalıya bir kusur izafe edilmediğinden haksız fiil faili olmadığı da anlaşıldığından davacı işçinin iş kazası sonucu oluşan zararından bu davalıyı sorumlu tutmak mümkün değildir.
Hal böyle olunca, bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminattan nedenleri ve dayanakları gösterilmeksizin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davalılardan … İnşaat Turizm ve Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’nin temyizine gelince;
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, hüküm altına alınan maddi tazminat doğrudur.Ancak ekli 16.12.2004 tarihli “ibraname” başlıklı belgeden davacıya “350-TL” ödendiği anlaşılmaktadır.Bu halde uyuşmazlık, manevi tazminatın bölünüp bölünmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla, üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.09.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle davacının manevi zararına karşılık yapılan ödemeyi kabul ederek ibraname verdiği gözardı edilerek, davacının manevi tazminat isteminin reddi yerine, manevi tazminatın bölünemeyeceği göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 08/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.