Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12715 E. 2012/8455 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12715
KARAR NO : 2012/8455
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kurumun yapılan takibe itirazının iptali ile takibin devamına % 40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dava, İ.İ.K’nun 67.maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkin olup, dosya kapsamından, sigortalı davacının Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gördüğü, 30/12/2008 tarihli vekaletname ile, tedavi giderlerinden doğan bedellerin tahsili hususunda Fors Sağlık Ürünleri İnş Ltd Şti’ ni vekil tayin ettiği, 04/02/2008  tarihli noter tasdikli imza sirküleri kapsamına göre, davayı açan …’nın anılan şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kılındığı, gerek icra dosyasına gerekse eldeki dava dosyasına ibraz edilen vekaletnamelerde …’nın davayı açan avukata şirket temsilcisi sıfatıyla vekaletname verdiği, buna rağmen icra takibi ve iş bu davanın davacı vekili olarak … tarafından açıldığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, bir davada, bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir kişinin bir davada davacı ya da davalı olma niteliğinin bulunup bulunmaması yargılama hukukunun değil, maddi hukuka ilişkin bir sorun olup, alacak davası o alacağın alacaklısından başkası tarafından açılırsa, işin esasına girilmeksizin dava, davacının davacı sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı reddedilir.Sıfat yokluğu bir itirazdır ve o nedenle de, hakimin bu yönü kendiliğinden (re’sen) gözetmesi zorunludur.
Somut olayda, hak sahibi(sigortalı) davacı tedavi masraflarının tahsili için Fors Sağlık Ürünleri Ltd Şti’ne vekaletname verdiğine ve …’nın da şirketin temsilcisi olduğuna göre, davacıya vekaleten iş bu  davayı açma sıfatı Fors Sağlık Ürünleri Ltd Şti’ne aittir. Tüzel kişiler fiil ehliyetine sahip olduklarından, dava ehliyetine de sahiptir ve dava ehliyetini organlar vasıtasıyla kullanırlar( TMK md.50). Ne var ki, yetki verilen temsilci dava açarken şirketi temsilen bu davayı açtığını açıkça belirtmesi gerekir.
Bir an alacağın devir ve temliki düşünülse bile, usulüne uygun alacağın devir ve temliki bulunmadığı gibi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93.maddesi gereğince, hak sahiplerinin Kurum nezdinde doğan alacakları devir ve temlik edilemez.

Hal böyleyken, gerek icra takibinin gerekse davanın şahsı adına … tarafından açılmış olması karşısında, mahkemece davanın  sıfat yokluğundan (husumetten) reddine karar vermek gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
2-Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 17/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.