YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12717
KARAR NO : 2012/8457
KARAR TARİHİ : 17.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurumun yapılan takibe itirazının iptaliyle takibin devamına, % 40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dava, İ.İ.K’nun 67.maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkin olup, dosya kapsamından, sigortalı …’nın eşi …’nın Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gördüğü, İsmail Mola’nın 31/12/2008 tarihli vekaletname ile, tedavi giderlerinden doğan bedellerin tahsili hususunda … Sağlık Ürünleri İnş Ltd Şti’ ni vekil tayin ettiği, 04/02/2008 tarihli noter tasdikli imza sirküleri kapsamına göre, davayı açan …’nın anılan şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kılındığı, gerek icra dosyasına gerekse eldeki dava dosyasına ibraz edilen vekaletnamelerde Sertaç Baba’nın davayı açan avukata şirket temsilcisi olarak vekaletname verdiği, buna rağmen icra takibi ve iş bu davanın … vekili olarak … tarafından açıldığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, bir davada, bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine aittir.Bir kişinin bir davada davacı ya da davalı olma niteliğinin bulunup bulunmaması yargılama hukukunun değil, maddi hukuka ilişkin bir sorun olup, alacak davası o alacağın alacaklısından başkası tarafından açılırsa, işin esasına girilmeksizin dava, davacının davacı sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı reddedilir.Sıfat yokluğu bir itirazdır ve o nedenle de, hakimin bu yönü kendiliğinden (re’sen) gözetmesi zorunludur.
Somut olayda, hak sahibi(sigortalı) İsmail Mola tedavi masraflarının tahsili için … Sağlık Ürünleri Ltd Şti’ne vekaletname verdiğine ve …’nın da şirketin temsilcisi olduğuna göre, İsmail Mola’ya vekaleten iş bu davayı açma sıfatı …s Sağlık Ürünleri Ltd Şti’ne aittir.Tüzel kişiler fiil ehliyetine sahip olduklarından, dava ehliyetine de sahiptir ve dava ehliyetini organlar vasıtasıyla kullanırlar( TMK md.50).Ne var ki, yetki verilen temsilci dava açarken şirketi temsilen bu davayı açtığını açıkça belirtmesi gerekir.
Kaldı ki, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93.maddesi gereğince hak sahiplerinin Kurum nezdinde doğan alacakları devir ve temlik edilemez.
Hal böyleyken, gerek icra takibinin gerekse davanın şahsı adına Sertaç Baba tarafından açılmış olması karşısında, mahkemece davanın sıfat yokluğundan (husumetten) reddine karar vermek gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
2-Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 17/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.