Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1274 E. 2011/2038 K. 10.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1274
KARAR NO : 2011/2038
KARAR TARİHİ : 10.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR
Dava, 27.11.2004 tarihinde geçirdiği trafik iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelen davacının maddi ve manevi zararının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkeme istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir..
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı şirkette servis şoförü olarak çalışmakta olan davacının ,sabah saat 7.00-8.00 saatleri arasında 42 AJ 220 plaka sayılı araçla iş yeri çalışanlarını iş yerine götürürken çevre yolu istikametine gitmek üzere seyir halinde bulunduğu sokaktan kontrolsuz bir şekilde caddeye çıkması üzerine aynı cadde üzerinde seyir halinde bulunan belediye otobüsü ile çarpıştığı,trafik kazası tespit tutanağına göre davacının %80 oranında ,karşı araç sürücüsü otobüs şoförünün ise %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği olay sebebiyle davacının %20 oranında sürekli iş göremez duruma geldiği davacının (E) sınıfı ehliyetinin bulunduğu,aracın herhangi bir arızasının bulunmadığı ,periyodik bakımlarının düzenli yapıldığı ,yolun kuru ,çif yönlü trafik lambası yol şerit çizgisi ve yaya kaldırımının bulnuduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan kusur raporuna göre olayda işverenin davacıyı yaptığı iş konusunda eğiterek iş güvenliği kural ve şartlarına uyup uymadıklarını kontol etmesi, servis şoförünün emniyetli yerlerden geçecek şekilde yol güzergahını belirlemesi,güzergahı güvenli olmayan yerlerden geçişine müsade edilmemesi konusunda uyarılması ağır ve tehlikeli iş niteliği taşıyan servis şoförlüğü için sağlık kurulu raporu aldırması gerekirken bu hususlara uyulmaması nedeniyle %30 oranında kusurlu,davacının ise %70 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş isede alınan kusur raporunun olay ve oluşa uygun olmadığı anlaşılmıştır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur.
Oysa, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle davacının yaptığı işin servis şoförlüğü olduğu ,kazanın henüz mesainin yeni başladığı işcinin iş nedeniyle yorgunluğunun söz konusu olamıyacağı saatlerde gerçekleştiği , işverence tahsis edilen aracın herhangi bir arızasının bulunmadığı periyodik bakımlarının düzenli yapıldığı yolun kuru ,çift yönlü, trafik lambası, yol şerit çizgisi ve yaya kaldırımının bulunduğu özetle yol ve aracın trafiğe elverişli olduğu davacının ara sokaktan kontrolsuz bir şekilde caddeye çıkması nedeniyle kazanın meydana geldiği açık olmasına rağmen işverene %30 oranında kusur izafe edilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden inceletmek, özellikle olayda işverenin alması gereken önlemlerin neler olduğu somut biçimde belrlenerek bu önlemleri alıp almadığı tespit edilerek verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve özellikle inandırıcı güç ve nitelikte olmayan 77. maddenin öngördüğü koşulları içermeyen kusur raporunu hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.