Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12759 E. 2012/12036 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12759
KARAR NO : 2012/12036
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/10/2008-17/06/2009 tarihleri arasında Tarım … sigortalılığının iptaline, bu sürelerin 506 sayılı Yasaya tabi isteğe bağlı SSK sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01.10.2008-17.6.2009 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamındaki tarım … sigortalılığının iptali ile bu sürede primleri ödenen 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4/1-(b) bendinin 4.alt bendinde “tarımsal faaliyette bulunanların” bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılacakları açıklanmıştır.
Yasa’nın “Tanımlar” başlıklı 3.maddesinin 1.fıkrasının 19.bendine göre tarımsal faaliyet “Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını” ifade etmektedir.
Yasa’nın 6/ı bendine göre “…tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar” Yasa’nın 4.maddesine göre sigortalı sayılmazlar.
Yasa’nın 7/b maddesine sigortalılık tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, bir yıl içinde bildirilmesi halinde kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlar, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten itibaren sona erer.

Yukarıda yer alan hukuki açıklamalar ışığında, 1955 doğumlu davacının …ilçesine bağlı … köyünde yaşadığı, 29.3.2001 tarihinden itibaren SS … Pancar Ekicileri Kooperatifi, 15.01.1996 tarihinden itibaren 1217 sayılı…Tarım Kredi Koperatifi kaydının bulunduğu, kolluk araştırmasına göre doğduğundan itibaren köyde yaşadığı, 6.6.1989 – 14.9.2009 tarihleri arasında edindiği çok sayıda tarımsal taşınmazının bulunduğu ve üstelik bunlardan 8 adetini 14.9.2009 tarihinde satın aldığı, 28.5.2010 tarihine kadar da tarımsal destek aldığı anlaşılmakla davacının davaya konu 01.10.2008-17.6.2009 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamındaki tarım … sigortalısı olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre, davacının 01.03.2007 tarihinde başlayan 506 Sayılı Yasa’nın 85.maddesi kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığı, 5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihinden sonra Yasa’nın Geçici 1.maddesi ve 51.maddesinin 5.fıkrasına göre 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edilmesi gerektiği halde davacının 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi de doğru değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.