Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/12896 E. 2012/7999 K. 14.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12896
KARAR NO : 2012/7999
KARAR TARİHİ : 14.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1985 Ağustos 1991 ve Ekim 1992-1995 yılları arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava; davacının davalı işyerinde 1985 yılından 1991 yılı Ağustos ayına kadar ve 1992 yılı Ekim ayından 1995 yılı sonuna kadar 506 sayılı Yasaya tabi olarak çalıştığı sürelerin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının 15.09.1985 – 10.08.1991 tarihleri arasında ve 15.12.1992 – 20.08.1995 tarihleri arasında SSK’ya bildirilen süreler dışında SSK’ya bildirilmeyen süreler kadar SSK’lı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyeri tarafından davacı adına düzenlenen 15.09.1985 ve 15.12.1992 tarihli işe giriş bildirgeleri bulunduğu, davacının 1985/3. döneminden 20.08.1995 tarihine kadar davalı işyerinden kısmi çalışmalarının bildirildiği, dönem bordrolarının dosya içerisinde mevcut olduğu, ücret bordrolarının dosya içerisine alınmadığı, tanıkların davalı işyerinin aile işi olduğunu beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 79/10.maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olaya gelince; davacı dava dilekçesi ile davalı işyerinde 1985 yılında işe girdiğini ve askere gittiği 1991 yılının Ağustos ayına kadar kesintisiz olarak çalıştığını, yine askerden döndükten sonra 1992 yılının Ekim ayından 1995 yılı sonuna kadar çalıştığını belirttiği halde, ayrıca tanıklar da davacının askere gitmeden önce davalı işyerinde çalıştığı yönünde beyanlarda bulundukları halde mahkemece davacının askerlik yaptığı süre resmi kurumlardan araştırılmadan, komşu işyeri tanıkları dinlenilmeden eksik araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; davacının askerlik süresinin resmi kurumlardan sorularak belirlenmesi, davalı işyerinin ücret bordrolarının dosya içerisine getirtilmesi, zabıta marifeti ile davacı ile aynı dönemde komşu işyerlerinde çalışan kişilerin tespit edilerek komşu işyeri tanığı olarak dinlenilmesi, ayrıca davacı ile akrabalığı bulunmayan bordro tanıklarının da tespit edilerek dinlenilmesi ve gerekiyorsa bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak sonuca göre hüküm kurulmasından ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’a iadesine 14/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.