Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13207 E. 2012/7772 K. 10.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13207
KARAR NO : 2012/7772
KARAR TARİHİ : 10.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan …, …, … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının annesinin uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı … Limited Şirketi hakkındaki davanın reddine, davalılar … Elektrik Taahhüt Sanayi A.Ş.,… ve … aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının kabulü ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt belgelerden 20.5.2003 tarihinde … beldesinde 02/17 grup elektrik direklerinin yerlerinin ve hattın değiştirilmesi işlemi sırasında … Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi taşeronu … işçisi olarak çalışan davacının murisi işçi … ’in … görevlilerinden elektrik enerjisinin kesilmesi talebi sonrası çalışılan hattın enerjisinin kesilmesi yerine başka bir hattın enerjisinin kesilmesi nedeniyle elektrik akımına kapılarak öldüğü, mahkemece hükme esas alınan 29.4.2008 tarihli kusur raporunda ve 25.5.2009 tarihli ek raporda … tarafından elektirik hattının nakil işlerini … Limited Şirketine bakım ve işletme işinin de … Mühendislik Limited şirketine verildiği … Limited şirketini işin yüklenicisi olarak işin bir kısmını taşeron … verdiğini, müteveffa işçinin taşeron … işçisi olarak çalıştığını, olayda elektrik hattının işletme ve bakım işinin yetkili elekrikçiler tarafından yapılmadığı bu konuda yetkisi olmayan kişilerin yüksek gerilim hattında çalışmasını engellemeyen …’ın %20 oranında, … şirketinin çalışılan alanda gerilimin kesilmesi,tekrar gerilimin verilmesinin önlenmesi, çalışılan alanda gerilim olmadığının kontrolünün yapılması, gerilime dokunmayı engelleyecek önlemleririn alınması, kısa devre ve topraklama işlemlerinin yapılması gibi iş güvenliği önlemlerini yeterince almaması nedeniyle %50 oranında taşeron … %10 oranında ,ölen işçinin ise çalışma yapacağı yere gerekli elektrik kontrolu gibi güvenlik önlemlerini tam olarak yerine getirmeden çalışmaya başlaması nedeniyle %20 oranında kusurlu, olduğu, hattın bakım ve onarım işini üstlenen Özen Mühendislik limited şirketinin ise olayda kusursuz olduğu tespit edilmiştir.Ancak alınan kusur raporunun olay ve oluşa uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığının 17.2.2004 tarihli soruşturma raporu içeriğinden … beldesi 02/17 grup elektrik direklerini yerlerini değiştirilmesi işinin ihale ile … Limited şirketine verildiği bu şirket tarafından bir kısım işlerin … adlı taşerona verildiği bu bölgenin hattının bakım ve onarım işlerinin ise … Mühendislik Limited şirketine verildiği ve … ihale ile elektirk işlerini almış olan … Mühendislik limited şirketi elemanları … ve … elektriği kestiklerini söyledikleri ancak kesme bölgelerindeki işaretleri karıştırmaları nedeniyle kestik dedikleri elektriği kesmemiş oldukları, bunu duyan ölen sigortalının elektriği kontrol etmeden direğe çıkarak akıma kapılmak suretiyle öldüğü, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/598 e sayılı dava dosyasında olayın oluşu nedeniyle … ve … kusurlu bulunduklarının tespit edildiği SGK soruşturma evraklarında her iki şahsın … Mühendislik Limited şirketi işçisi olduklarını bildirdikleri buna rağmen kusur raporunda bu çalışanların … elektrik ustası ve … elektrik teknisyeni olarak bildirildiği görülmüştür.Bu durumda … Mühendislik limited şirketinin kusursuz olduğu yönündeki kusur bilirkişisi raporunda isabet bulunmamaktadır.
Yapılacak iş ;… ile davalı … Limited şirketi arasındaki bakım ve onarım ve Ayduranlar Limited Şirketi arasındaki elektrik direklerinin yerlerinin değiştirilmesi işine ilişkin ihale sözleşmesi de getirtilerek,olayda sorumluluğu ve kusuru bulunan çalışanların işverenlerinin kim olduğu da tespit edilmek suretiyle kusura ilişkin elektrik mühendislerinden oluşan iş güvenliği uzmanlarından yeni bir rapor alınarak sonuca gidilmelidir.
Öte yandan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Sigortalının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 12. maddesinde sigortalının iş kazası sonucu ölümü halinde hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiş 506 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde ” geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına” ibareleri 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 35. maddesi ile değiştirilerek ” sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Yasa’ya göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına” ibareleri getirilmiştir. Bu tür yasaların yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. H.G.K.’nun 06.04.2005 tarihli, 2005-10-183 Esas, 2005-241 Karar nolu kararı da bu yöndedir.Bu durumda aylık bağlama hakkını doğuran olayın sözü edilen yasa değişikliği olduğu gözetilerek şartlar oluşuyor ise ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ise aylığın ölüm tarihini takip eden aybaşından, ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce ise aylığa 01.09.2003 tarihinden itibaren hak kazanılacağının kabulü gerekir.
Somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan tahkikat sonucunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği ancak davacı hak sahibi annenin gelir bağlanması yönünden Kuruma yaptıkları başvuru üzerine Kurum tarafından olayın iş kazası olduğunun kabulüne rağmen ölen sigortalının asgari ücretle çalıştığı va aldığı ücretle anne ve babasına bakmakla yükümlü olmadığı bu nedenle davacı anneye gelir bağlanamayacağının bildirildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda davacı anne yönünden yukarıda açıklanan doğrultuda, gelir bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yapılan başvuru reddedildiğinden davacı anneye SGK aleyhine dava açmak üzere önel vermek, o davayı bu dava için bekletici mesele saymak, kesinleşen mahkeme kararı ile dava reddedilmiş ise maddi tazminat
isteminin reddine karar vermek, dava kabul edilmiş ise Kurumca bu işlemlerin yapılmasından sonra davacı anneye bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki en son peşin sermaye değerini sormak, hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler gözetilerek davacının maddi zararını yeniden hesaplatmak, hesaplanan bu miktardan bağlanan gelirin en son peşin sermaye değerini düşmek suretiyle karşılanmayan maddi zarar miktarını tespit ederek davacının kurulan hükmü temyiz etmediği de gözetilerek sonuca gidilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmesine ve hükmün BOZULMASINA, temyiz harcınını istek halinde temyiz edenlere …, …, … iadesine 10.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.