YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13223
KARAR NO : 2012/7774
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılar toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı işveren ve davacı baba …’un tüm, davacı anne …’un sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı anne …’un temyizine gelince ;
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece sigortalı ölen işçinin annesi ve babası yönünden 7.500.00‘er TL manevi tazminatın 12.6.2002 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline davacıların maddi tazminat isteminin ise SGK tarafından gelir bağlanmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden … Konutlarında A tipi konutların yapım işini üstlenen davalılardan …’e ait … İç Dış Sanayi A.Ş. ne ait işyerinde 5.6.1996 tarihinde davalı şirket işçisi olarak çalışan işçi … ’un şantiye arazisi dışında bulunan …’e ait yüksek gerilim elektrik direğinin seksiyonerine müdahalesi sırasında elektrik akımına kapılarak öldüğü, mahkemece hükme esas alınan 3.5.2010 tarihli kusur raporunda, davalı işveren … İç-Dış San.A.Ş.nin.%30 oranında kusurlu olduğu şirket yönetici diğer davalı …’in işyerinde gerekli denetim ve disiplinin sağlanamaması nedeniyle %20 oranında davacılar murisi … ’un ise %50 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği bu kusur dağılımının olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Sigortalının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 12. maddesinde sigortalının iş kazası sonucu ölümü halinde hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiş, 506 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde ” geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına” ibareleri 29.7.2003 tarihli 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 35. maddesi ile değiştirilerek ” sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Yasa’ya göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına” ibareleri getirilmiştir. Bu tür yasaların yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. H.G.K.’nun 06.04.2005 tarihli, 2005-10-183 Esas, 2005-241 Karar nolu kararı da bu yöndedir.Bu durumda aylık bağlama hakkını doğuran olayın sözü edilen yasa değişikliği olduğu gözetilerek şartlar oluşuyor ise ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ise aylığın ölüm tarihini takip eden aybaşından, ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce ise aylığa 01.09.2003 tarihinden itibaren hak kazanılacağının kabulü gerekir.
Somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan tahkikat sonucunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği ancak davacı hak sahibi annenin gelir bağlanması yönünden Kuruma yaptıkları başvuru üzerine Kurum tarafından sigortalının sağlığında düzenli biçimde anne ve babasının geçiminin sağlanmadığı ve baba …’un Kurumdan … tahsis numarası ile yaşlılık aylığı aldığı ve davacı anneye bakmakla yükümlü olduğu gerekçesiyle annenin gelir bağlanması istemlerinin reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı anneye SGK aleyhine dava açmak üzere önel vermek, o davayı bu dava için bekletici mesele saymak, kesinleşen mahkeme kararı ile dava reddedilmiş ise maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, dava kabul edilmiş ise Kurumca bu işlemlerin yapılmasından sonra davacı anneye bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki en son peşin sermaye değerini sormak, hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler gözetilerek davacının maddi zararını yeniden hesaplatmak, hesaplanan bu miktardan bağlanan gelirin en son peşin sermaye değerini düşmek suretiyle karşılanmayan maddi zarar miktarını tespit ederek sonuca gitmek gerekirken yazılı şekilde gelir bağlama talebinin SGK tarafından reddedildiği gerekçesiyle anne yönünden maddi tazminat talebini reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir .
O halde,davacı anne …’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 10/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.