Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13319 E. 2012/8477 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13319
KARAR NO : 2012/8477
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının Reddine,
2-Dava, 4.10.1999 tarihinde meydana gelen iş kazasında sol gözünden yaralanıp %39 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davaya konu zararlandırıcı olayın SGK Başkanlığı tarafından iş kazası olarak nitelendirildiği,kazanın oluşumunda %60 oranında davalı işveren kusurunun bulunduğu,davacının 27.9.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 14.004.42TL artırdığı, davalının 29.9.2010 tarihli dilekçesi ile süresinde zamanaşımı def-i nde bulunduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu, bu tür davalarda B.K.’nun 125. maddesi gereğince uygulanmakta olan 10 yıllık zaman aşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarar, ancak bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belirli bir açıklığa kavuşur. Bedensel zararın gelişim, gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir.
Somut olayda sol gözünden yaralanan davacı bakımından değişen ve gelişen bir durumun söz konusu olmadığı ortadadır. Bu durumda da süresinde zaman aşımı def-i nin ileri sürüldüğü anlaşıldığından 27.9.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile istenen 14.004.42-TL maddi tazminata yönelik davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiği açık ve seçiktir.
Hal böyle olunca, davalı tarafça süresinde zaman aşımı def’inde bulunulan 27.9.2010 tarihli ıslah dilekçesinin konusunu oluşturan 14.004.42-TL maddi tazminat isteminin zaman aşımı nedeniyle reddi gerekirken,yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.