Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1348 E. 2011/1411 K. 21.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1348
KARAR NO : 2011/1411
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 27.3.2000-1.1.2001 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 27.3.2000-1.1.2001 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işyerinden davacının 1.2.2001 tarihinde işe girdiğine dair giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verildiği, hizmet cetveline göre davacının 1.2.2001-1.8.2007 tarihleri arasında kesintisiz geçen çalışmalarının davalı tarafından Kuruma tam olarak bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür. Somut olayda davacı davalı işyerine 27.3.2000 tarihinde girip kesintisiz şekilde 1.8.2007 tarihine kadar çalıştığını ileri sürmüş ve 1.2.2001-1.8.2007 tarihleri arasındaki çalışmaları da Kuruma tam olarak bildirilmiş olup, sigortalının davalıya ait işyerindeki çalışmasından başka bir işyerinde çalışması veya işe ara vermesi de söz konusu olmadığından, 27.3.2000-1.1.2001 tarihleri arasındaki dönemde kesintisiz çalıştığının ispat edilmesi durumunda işverence 1.2.2001-1.8.2007 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süre talep edilen dönem yönünden de hak düşürücü süreyi keseceğinden ve dava hizmetin son bulduğu 2007 yılı sonundan başlayarak, 5 yıllık hak düşürücü süre dolmadan, 5.11.2009 tarihinde açıldığından, hak düşürücü sürenin dolduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece işin esasına girilerek bu dönemde fiili çalışma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.02.2003 gün ve 2003/21-44-98, 23.6.2004 gün ve 2004/21-369-371, 27.2.2008 tarih, 2008/21-113 E:, 2008/207 K. sayılı kararı da bu yöndedir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak işin esası incelenerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.