Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13774 E. 2012/11652 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13774
KARAR NO : 2012/11652
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle bağlanacak aylıkların ödenecek aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, sürekli işgöremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının beden çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü ve 1976/6-4 sayılı kararı da bu yöndedir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; Sağlık ve Malüliyet İşlemleri Dairesi Başkanlığı ile Yüksek Sağlık Kurulu kararlarına göre davacının beden çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediği belirtilmiş ise de; davacının maluliyetinin hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde belirlenmesi gerekir.
Yapılacak iş; Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan rapor alınarak Kurul tarafından beden çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediğinin bildirilmesi halinde şimdiki gibi karar vermek, Kurul tarafından beden çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiğinin bildirilmesi halinde ise, Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Genel Kurulu’na gönderilerek çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.