Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13782 E. 2011/838 K. 08.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13782
KARAR NO : 2011/838
KARAR TARİHİ : 08.02.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, 01.06.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, yaşlılık aylığı ve sağlık harcamalarından dolayı Kuruma borcu olmadığına, sağlık yardımları kapsamında olduğuna karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, … yaşlılık aylığının iptaline dair Kurum kararının iptali ile davacının 01.06.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının, davalı Kuruma borcu bulunmadığının ve sağlık yardımlarından yararlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, davacı tarafından Halk Bankası Van Erciş Şubesi’ne 20.04.2010 tarihinde 8.000,00 TL olarak yatırılan prim borcunun ödenmiş olduğunun tespitine, bu nedenle 01.06.2003 başlangıç tarihli yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu işleminin iptaline, davacının bu tarih itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının ve yaşlılık aylığının bu tarihten itibaren ödenmesi gerektiğinin, bu tarihten itibaren sağlık sigortası kapsamında olduğunun ve davacının Kurum tarafından istenen aylık ve faize ilişkin 20.433,00 TL ‘den borçlu olmadığının tespitine karar vermiştir.
1479 sayılı Yasanın 35.maddesine göre sigortalının yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için yaş ve sigortalılık süresine ilişkin koşullara sahip olması yanında yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması gerekir.
Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığı talep tarihinde 1479 sayılı Yasa’nın 35.maddesine göre Kuruma prim borcu bulunup bulunmadığı ve böylece yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacı … 05.10.1936 doğumlu olup, 30.05.2003 tarihli talebi üzerine 01.03.1988 – 30/082003 tarihleri arasındaki sigortalılık süresi gözönüne alınarak 01.06.2003 tarihi itibariyle 10.basamak üzerinden yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Davacı prim borcuna ait 7.812,00 TL ödemeyi Kurum veznesine yatırdığını, parayı verdiği personelin kim olduğunu bilmediğini, kendisine makbuz yerine borcu bulunmadığına dair bir ekstre verildiğini, Kuruma olan borcunu kapatmak amacıyla yasadışı bir irtibatı bulunmadığını iddia atmektedir.
Kurum müfettişince düzenlenen 12.12.2006 gün ve 3 sayılı raporda; … Van İl Müdürlüğünde görev yapan bilgisayar işletmeni… ‘ın değişik kişilerin hesabına hayali prim yüklemesi yaptığı yönünde ihbar ve şikayetler yapılması üzerine inceleme başlatıldığı, Kurumda görev yapan bilgisayar işletmeni … ‘ın Van Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 29.11.2005 tarihli şikayet dilekçesinde bilgisayar işletmeni … ‘ın hayali prim yüklemesi yaptığına dair duyumlar aldığını ifade ettiği, haklarında Van 1.Ağır Ceza Mahkemesine Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık suçundan kamu davası açılan … ‘in Kurumda prim yüklemesi için kullanılan ODEN ve ODEV isimli programlarda işlem yapma yetkisinin bulunduğu, yapılan inceleme sonucunda… tarafından 638,… n tarafından 17, … tarafından yapılan 8 adet girecek-çıkacak işleminin herhangi bir tahsilata dayanmadığının, yapılan usulsüz işlem ile sigortalıların borçlarının silindiğinin, sigortalıların dosyalarında bulunması gereken sigortalı talep dilekçesi, girecek-çıkacak döküm föyü ve prim tahsilat makbuzlarının bulunmadığının tespit edildiği, usulsüz bu işlemler ile bazı sigortalıların haksız bir biçimde emekli edildiği, bilgilerine başvurmak üzere davet edilen hiçbir sigortalının veya hak sahiplerinin hesaplarına usulsüz bir şekilde yüklenen ödemelere ait ödeme belgelerini ibraz edemedikleri, usulsüz işlemlerin Kurum görevlileri ve sigortalılar arasında karşılıklı bir menfaat ilişkisi çerçevesinde cereyan ettiği, hesabına girecek işlemi yapılan çok sayıda sigortalının sözkonusu ödemeleri yeniden yapmak için Kuruma yazılı talepte bulunmalarının usulsüzlük savını desteklediği belirlenmiş olup davacı ile ilgili yapılan incelemede ise 23.01.1995 tarihi itibariyle Kuruma kayıt ve tescili yapılan davacının prim hesabına 28.05.2003 tarihinde 29.05.1998 – 30.04.2003 dönemine ait 50 adet girecek işlemi yapıldığı, sözkonusu işlemlerin herhangi bir tahsilata dayanmadığı, belirtilen hayali yüklemeler yapıldıktan sonra 16.07.2004 tarihinde sigortalıya sağlık karnesi verildiği, 01.06.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, sigortalının 7.812,00 TL ödemeyi Kurum içerisinde adını bilmediği bir personele elden verdiğini ve makbuz yerine hesap ekstresi verildiğini beyan ettiği anlaşılmakla davacı da dahil olmak üzere hayali prim yüklemesi ile emekli olması sağlanan kişilerin emeklilik işlemlerinin iptal edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmesi üzerine Kurumun 31.10.2006 günlü kararı ile davacının almakta olduğu yaşlılık aylığının iptaline ve yersiz ödenen yaşlılık aylığının faizi ile birlikte 20.433,00 TL olarak iadesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Yargılama esnasında alınan bilirkişi raporu ile davacının tahsis talep tarihi itibariyle Kuruma 7.812,00 TL borcunun bulunduğunun anlaşılması üzerine davacının 20.04.2010 günü 8.000,00 TL primi Kurumun hesabına yatırdığı ve Mahkemenin de ödenen bu miktarı eksik prime sayarak davacının 01.06.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verdiği anlaşılmaktadır.
Davacı 2003 yılının Mayıs ayında 7.812,00 TL prim ödemesi yaptığını iddia etmekte ise de bu iddiasını kanıtlayan tahsilat makbuzu bulunmadığı gibi bu ödeme Kurum kayıtlarında da gözükmemektedir. Davacının prim hesabına 28.05.2003 tarihinde 29.05.1998 – 30.04.2003 dönemine ait 50 adet girecek işlemi yapılmış ise de dayanağı olmayan bu işlemler hayali prim yüklemesi niteliğindedir. Davacının tahsis talebinden önce 7.812,00 TL gibi yüksek miktarda prim ödemesi yaptığı halde makbuz almaması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının tahsis talep tarihinde Kuruma 7.812,00 TL prim borcu bulunması nedeniyle 1479 sayılı Yasa’nın 35.maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazanması mümkün olmadığından Kurum müfettişince düzenlenen 12.12.2006 gün ve 3 sayılı rapor doğrultusunda davacının almakta olduğu yaşlılık aylığının iptaline ve yersiz ödenen yaşlılık aylığının faizi ile birlikte istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.