Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/13843 E. 2012/9728 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13843
KARAR NO : 2012/9728
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, davacının iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, davacının maddi zararları SGK’nca karşılığından maddi tazminat talebinin reddine, takdiren 50.000 TL manevi tazminatın davalı …’dan kaza tarihi olan 14.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, davalılar İSKİ, … İnşaat Taahhüt Turizm Tic. Ve San. Ltd Şti ve … İnşaat Ticaret ve San. Ltd Şti aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının, bu davalıların sorumluluğu ve kusurları olmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı İski’nin Bağcılar Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası İçerisinde “Su ve Kanal Yapım ve Bakım” işini sözleşme gereği müteahhidi … inş. ve San. Ltd. Şti’ne verdiği, müteahhit firmanın da , taşeron firma olarak … İnş. Taah. Turz. Tic. Ve San. Ltd. Şti’ne iş verdiği, davacının … İnş. Taah. Turz. Tic. Ve San. Ltd. Şti’nin işçisi olduğu, iş kazası geçirmesine neden olan davalı …’nın ise kendisine ait araçla davalı … İnşaat Taahhüt Turizm Tic. Ve San. Ltd. Şti’nin taşıma işini yaptığı ve vergi mükellefi olduğu görülmektedir. 14.10.2004 tarihinde işyerinin kantininde elinde çay varken davalı …’nın yol vermesi için omzuna dokunması üzerine davacının, üzerine çay dökülmesi nedeniyle aralarında çıkan tartışma ve daha sonra da kavga sırasında davalı …’nın elindeki bardağı davacının sol gözüne isabet ettirmesi şeklinde oluşan iş kazasında davacı % 50 oranında iş göremez hale gelmiştir. SGK müfettişince yapılan incelemede olayın iş kazası olduğunun belirlendiği, bilirkişi heyetince hazırlanan 05.05.2008 tarihli raporda; davalı …’nın % 65 ve davacının ise % 35 oranında kusurlu olduğunun, diğer davalıların ise kusursuz olduklarının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Bir iş kazası sonucu zarara uğrayan işçinin veya hak sahiplerinin tazminat davası, işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltilir. Bundan başka, aracı olarak nitelendirilen kişilerce işe alınan işçilerin uğrayacakları zarardan dolayı asıl işverenin aracı ile birlikte sorumlu olacağı olay tarihinde yürürlükte bulunan 4857 sayılı Yasa gereğidir. Gerek 4857 sayılı Yasa’nın 2/6 ve gerekse 5510 sayılı Yasa’nın 12/son maddesi ile yürürlükten kalkan Sosyal Sigortalar Kanununun 87/2. maddesinde; aracının hukuksal açıdan tarifi yapılmış kimlerin aracı veya halk arasındaki deyimi ile “taşeron” sayılacağı belirlenmiştir. Buna göre; aracıdan bahsedilebilmek için; öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konulan bir iş olmalı ve görülmekte olan bu işin bölüm ve eklentilerinden bir iş alt işverene devredilmelidir. Çoğu kez bina inşaat işlerinde görüldüğü gibi, ana binayı veya asıl işi bitirmekle yükümlü bir işveren, bu işin doğrama, döşeme, su tesisatı gibi bölümlerini aracılara devretmektedir. Bu gibi durumlarda üst-alt işveren ilişkisinden söz edilebilir. Buna karşı, bir işin bütünüyle bir işverene devri durumunda veya anahtar teslimi denilen biçimde işin verilmesi durumunda, artık üst-alt işveren ilişkisi ortada bulunmamaktadır. Arsanın veya binanın salt maliki olmak ve ihale makamı olarak işi bütünüyle devretme durumlarında, ortada aracı denilen kurumdan söz edilemez. Çünkü burada iş tamamıyla ve bütün olarak bağımsız bir işverene devredilmektedir.
Somut olayda davalı İski’nin Bağcılar Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası İçerisinde “Su ve Kanal Yapım ve Bakım” işini sözleşme gereği müteahhidi … inş. ve San. Ltd. Şti’ne verdiği, müteahhit firmanın da , taşeron firma olarak … İnş. Taah. Turz. Tic. Ve San. Ltd. Şti’ne iş verdiği, davacının … İnş. Taah. Turz. Tic. Ve San. Ltd. Şti’nin işçisi olduğu, iş kazası geçirmesine neden olan davalı …’nın ise kendisine ait araçla davalı … İnşaat Taahhüt Turizm Tic. Ve San. Ltd. Şti’nin taşıma işini yaptığı ve vergi mükellefi olduğu, diğer davalı … inş. ve San. Ltd. Şti ile İski arasında yapılan sözleşmenin işin bir kısmının taşeron olarak davalı … inş. ve San. Ltd. Şti’ne yaptırılmasına ilişkin olup işin tamamına yönelik anahtar teslimi bir sözleşme olmadığı, hal böyle olunca davalı İski’nin üst işveren (asıl işveren) olduğunun kabulü ile hükmedilen tazminattan diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, hukuki değerlendirmede hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş, davalılardan İski’nin asıl işveren olarak ve diğer davalı şirketlerin de müteahhit ve taşeron olarak kusur sorumluluğu kapsamında sorumlu olacakları hususları da dikkate alınmak suretiyle, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine konuyu yeniden İş Kanunu’nun 77. maddesi ve işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün ilgili maddeleri çerçevesinde inceletmek, alınan raporu, dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacının ve temyiz eden davalı …’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.