YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/168
KARAR NO : 2011/270
KARAR TARİHİ : 20.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle davacı müşterek ve müteselsilen talepte bulunmadığından ve de delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.1.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, işyerindeki iş kazası nedeniyle uğranılan zararın giderilmesine ilişkindir.
Davacı, işverenin şirket olduğunu bilemediğinden sadece davalıya karşı dava açmıştır.
Haksız fiillerden doğan tazminat davalarında kusurlu kişilerin tümünün davalı gösterilmesi şart değildir. Zamanaşımı süresinde her zaman dava açılabilir.
Olayda kusuru olan diğer kişi yada işverenler için dava açılmamış olması tazminat hesabında sadece dava açılan davalının kusuruna göre karar verilmesini gerektirmez. Davalı zararın tümünden sorumludur ancak kusur oranından fazla ödediği tazmininatı kusurlu diğer kişilere rücu edebilir.
Bu nedenlerle kararın onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 20.1.2011