YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1740
KARAR NO : 2011/2888
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisi …’in davalılardan işverene ait işyerinde 1.7.1999-2.8.2001 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının oğlu olan murisi Murat Yurdem’in … Gıda iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen 01.07.1999-02.08.2001 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde husumet davalı …Gıda Şirketi adına …’a yöneltilmiş,davacı vekili 13.7.2005 tarihli dilekçesi ile gerçekte dava ettikleri kişinin … olduğunu bildirmiş, bu kişinin davaya katılımını talep etmiş,bilahare verdiği dilekçe ile …’in her iki davalı yanında çalıştığını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın yanlış kişilere yöneltildiği gerekçesi ile husumetten reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının oğlu Murat Yurdem’in çalıştığını iddia ettiği Yurttaşlar Gıda ticaret unvanlı işyerinin …adına işlem gördüğü, 10099790250172 sicil nolu iş yerinin 13.09.2000 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, 31.04.2004 tarihinden itibaren yasa kapsamından çıkarıldığı, anlaşılmaktadır.
Davanın hasımda değil hasmın temsilcisinde yanılma sonucu açılması halinde husumetten reddedilmeyip, gerçek temsilciye davanın yöneltilmesi gerektiği, Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Bu nedenle …. Gıda ticaret ünvanlı iş yerinin işleteni …. olduğu halde … ve … olarak yanlış gösterilmesi temsilcide hata kabul edilip davanın görülmesi gerekir.
Yapılacak iş, davacıya dava dilekçesinde davalı adını düzeltmesi için önel verilerek yöntemince …’a husumetin yöneltilmesini sağlamak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.