YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1743
KARAR NO : 2011/2179
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Erzurum Sicil Memurluğundaki kaydının iptaline, 23.1.1997 tarihinden itibaren Tortum Esnaf Sanatkarlar Derneğindeki üye kaydının terkinine ve 17.7.2008 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tesbitiyle, bu tarihten itibaren emekli aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum ile Esnaf ve Sanatkalra Sicil Memurluğu vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı … Başkanlığı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı … ile Tortum Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Derneğinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında Esnaf … sigortalılığı’nın 23.01.1997 tarihinde, Erzurum Esnaf Sicil Memurluğu kaydının 23.01.1997 tarihinde, Tortum Esnaf Sanatkarlar Derneği üyeliğinin 23.01.1997 tarihinde sona erdiğinin ve davacının Kuruma başvurduğu 17.07.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile birikmiş aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile davacının 01.02.1985-21.12.1987; 27.09.1988-23.01.1997 tarihleri arasında zorunlu … sigortalı olduğunun tespiti ile 16.10.2008 tarihli Kurum işlleminin iptaline, davacının 01.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının kabulü ile davacıya 1.8.2008 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına ve 2008/8,9,10 aylara ilişkin yaşlılık aylıklarının 18.10.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile yürütülmesine, sonraki yaşlılık aylıklarına ise ödeme tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.02.1985 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, vergi kaydının 01.06.1976-24.04.1978; 01.02.1985-01.12.11987 ile 27.09.1988-28.02.1990 tarihleri arasında, Tortum Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Derneği’ne 25.12.1989-23.01.1997; tarihleri arasında; Esnaf ve Sanatkarlar Siciline ise 26.12.1989-22.09.2008 tarihleri arasında kayıtlı bulunduğu, ayrıca 03.03.1997 tarihli dilekçe ile 1479 sayılı Yasa kapsamında isteğe sağlı sigortalı olarak tescil isteminde bulunduğu 03.03.1997-31.07.2001 tarihleri arasında isteğe bağlı … sigortalısı olarak 16 yıl 3 ay 8 gün prim ödediği 1997 yılı prim affından yararlanarak önceki döneme aitprimleri ödediği ve isteğe bağlı … sigortalısı olarak fazla prim ödemesinin bulunduğu, 17.07.2008 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu Kurum tarafından 16.10.2008 tarihli işlem ile davacının 26.12.1989-22.09.2008 tarihleri arasında Esnaf Sicil kaydı bulunması nedeni ile 15.08.2005 tarihine kadar 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olduğu kabul edilerek 21.397,00 TL prim borcu bulunması nedeni ile yaşlılık aylığı isteminin ret edildiği, tanık anlatımlarından davacının 1996 yılından itibaren hayvan alım satımı işini bıraktığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; 03.03.1997 tarihli İB formu ile bağımsız çalışmasını sona erdirdiğini Kuruma bildiren davacının, tanık anlatımlarından da hayvan alım satım işini 1996 yılında bıraktığı anlaşıldığından Mahkemece, davacının 01.02.1985-21.12.1987; 27.09.1988-23.01.1997 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı olduğunun ve 01.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile 2008/8,9,10 aylara ait yaşlılık aylıklarının 18.10.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile yürütülmesine ilişkin verilen karar yerinde ise de; davacının ayrıca Erzurum … kaydının 23.01.1997 tarihinde, Tortum Esnaf Sanatkarlar Derneği üyeliğinin 23.01.1997 tarihinde sona erdiğinin tespitini istediği halde … dışındaki davalılara yönelik dava yönünden olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasasının 1.nci maddesinde, İş Mahkemelerinin görev alanı belirlenmiş olup İş Yasasına göre işçi sayılan kişilerle işverenler arasında hizmet akdinden veya İş Yasasına dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk (iş) davaları ile sendikaların açacakları ve bu sıfatla aleyhlerine açılacak hukuk davalarına; Sosyal Sigortalar Kurumu ile Sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara bakılacağı öngörülmüştür. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlarla ilgili 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası’nın 70. maddesinde bu Yasa’nın uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği bildirilmiştir.
İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılacak davalar 2577 sayılı Yasa gereğince idari yargı yerinde çözümlenebilecektir. Odalar ile üyeleri veya hak sahipleri arasındaki uyuşmazlık idari yargı yerinde giderilmedikçe adli mahkemeler idareyi bağlayıcı, bir eylem ve işleme zorlayıcı nitelikte karar veremezler.
Diğer yandan, 05.12.1977 tarih, 4/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararın da belirtildiği gibi mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilmesinin veya değiştirilmesi mümkün değildir. İş Mahkemeleri özel kanunla kurulmuş görevleri istisnai nitelik taşıdığından 5521 sayılı Yasada sınırlı olarak sayılmış dava ve uyuşmazlıklar ile diğer yasaların iş mahkemelerini görevlendirdiği dava ve işler dışındaki dava ve işlere iş mahkemelerinde bakılamaz.
Davacının … hakkında açtığı üyeliğinin 23.1.1997 tarihinde son bulduğunun tespiti istemi yönünden mahkemece açık hüküm kurulmamış ise de, kısa karar ve hükümde “davanın kabulüne” denilmek suretiyle davacının bu yöne ilişkin istemi yönündende kabul kararı verildiğine ilişkin oluşan sonuç gereğince davalı Tortum Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Derneğinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesi gerektiği açık olup, hükmün bu yönden HUMK’nun 389.maddesine aykırı olduğu, davacının bu istemi yönünden usule uygun bir hüküm oluşturulmadığı açıktır. Ne var ki, davacının açtığı bu davada, Mahkemenin görevli olmadığı, “görev” hususunun kamu düzeninden olması nedeni ile, davacının davalı Oda Başkanlığı nezdindeki üyeliğinin son bulduğuna ilişkin tespit isteminin, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununa göre kurulan oda hakkında açılan davanın, adli yargı yerinde değil İdari Yargı da görülmesi gerektiğinden davalı Odaya yönelik dava dilekçesinin davaya bakmaya adli yargı yeri değil idari yargı yeri görevli olduğundan yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerektiği açıktır.
Öte yandan, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 67. maddesinde Esnaf ve Sanatkarların sicillerinin, sağlıklı ve güvenli bir şekilde Bakanlık “e-esnaf sanatkarlar” veri tabanında tutulması ve yayınlanmasını teminen ticaret davalarına bakan asliye hukuk mahkemeleri gözetiminde ve kurulu bulunduğu il idari sınırları içerisinde çalışmak üzere birlik bünyesinde ayrı bir birim olarak Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü Kurulacağı, 75. maddesinde 67. maddelerinde yer alan sicil işlemlerinin nasıl yürütüleceği, sicil memurların işlemlerine karşı itiraz yollarının çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği, Esnaf ve Sanatkarların sicil kayıtlarının tescil ve silinmelerini düzenleyen 16.9.2005 tarihinde yürürlüğe giren Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Yönetmeliği’nin 17. maddesinde ise Sicil Müdürü tarafından kabul edilmeyen taleplere ilişkin kararlara karşı, tebliğden itibaren sekiz gün içinde sicilin bağlı olduğu mahkemeye dilekçe ile itiraz edileceği bildirilmiştir. Aynı Yönetmeliğin üçüncü maddesinde de Yönetmelikte geçen mahkeme ifadesinin ticaret davalarına bakan yetkili Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Bu durumda Mahkemece görevin kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek Erzurum Esnaf Sicil Memurluğu kaydının 23.1.1997 tarihinde sona erdiğinin tespiti istemi yönünden ticaret davalarına bakan yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken Ticaret Mahkemelerinin görev alanına giren bir konuda esasa ilişkin inceleme yapılarak karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, davalı odaya ve sicil memurluğuna yönelik davalar hakkında yukarıda açılandığı şekilde bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Erzurum Esnaf Sicil Memurluğu ile Tortum Esnaf ve Küçüksanatkarlar Derneği’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.