Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1755 E. 2011/2765 K. 24.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1755
KARAR NO : 2011/2765
KARAR TARİHİ : 24.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, prim ve idari cezalarından dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, 1.11.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ödenmeyen aylıklarına istinaden şimdilik 3.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsiline ve yaşlılık aylığının halen bağlanmış olması nedeniyle manevi zararının tazmini için 10.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm,davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, işverenin sorumlu olduğu prim ve idari para cezalarından dolayı davacının sorumlu ve borçlu olmadığının tespiti, 01.11.2007 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının ve bu tarihten itibaren ödenmeyen aylıklarına istinaden şimdilik 3.000,00TL’nin hak kazanıldığı aydan itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve yaşlılık aylığının halen bağlanmamış olması nedeniyle uğradığı manevi zararının tazmini için 10.000,00TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının menfi tespit konusundaki talebinin reddine,davacıya 1.11.2007 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa’nın 81.maddesinin A-)Bendi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,davacıya yaşlılık aylığı bağlanmamış olmakla alacak talebine ilişkin bir önceki bentte hüküm kurulduğundan ayrıca yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 116.maddesine göre, Kurum, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için gerekli belgeler tamamlanınca, bağlanacak aylıkları ve yapılacak toptan ödemeleri hesap ve tespit ederek en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildirir.Sigortalı ve hak sahibi kimseleri, kararı bildirilen yazıyı aldıkları günden başlamak üzere bir yıl içinde yetkili mahkemeye başvurarak Kurumun kararına itiraz edebilirler.İtiraz kararın uygulanmasını durdurmaz.
Somut olayda, davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkin hüküm yerinde ise de davacının ödenmeyen yaşlılık aylıklarına hak kazanıldığı aydan itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiz talebi olduğu halde faiz talebi konusunda karar verilmemesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının 01.11.2007 tarihinden itbaren aybe ay alması gereken yaşlılık aylıklarını Kurumdan sormak, davacının talep ettiği faiz alacağını hesaplattırmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek faiz talebi konusunda sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.