Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1794 E. 2010/8787 K. 21.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1794
KARAR NO : 2010/8787
KARAR TARİHİ : 21.09.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 144.573.39 TL maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacılar vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.09.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı asil … ve vekili Avukat … ile davalılardan … A.Ş. vekili Avukat … geldiler. Diğer davalı … Grup San. A.Ş. adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ile Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve özellikle davacılardan …’ın isminin gerekçeli karar başlığına yazılmaması hatalı ise de, bu yanlışlığın HUMK’nun 459. maddesi gereğince mahkemece düzeltilmesinin mümkün bulunmasına ve davacı …’ın sürekli işgöremezlik oranı ile tüm vücutta yanık sonucu ortaya çıkan görünümü dikkate alındığında davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 23.11.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu her iki kol, vücudun belden aşağı kısmı, yüzde, sırtta ve karın bölgesinde yanığa bağlı olarak %45,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının anne, babasının maddi ve manevi zararları ile kardeşleri ve amcasının manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi ile anne, baba ve kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacı anne ve babanın maddi tazminat istemi ile amcanın manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş ve bu karar taraflar vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin sigortalının maddi ve manevi tazminat istemleri ile davacı anne ve babanın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, anne ve babanın maddi tazminat istemi ile amcanın manevi tazminat isteminin reddine dair kararı yerindedir. Ancak koşulları bulunmadığı halde bedensel zarar görenin kardeşleri yararına manevi tazminat takdiri hatalı olmuştur.
Davanın yasal dayanağını oluşturan Borçlar Kanununun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Ancak cismani zarar kavramına (B.K.46 ve 47) ruhsal bütünlüğün ihlali sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil ruhsal ve sinirsel bütünlüğünde korunduğu öğretide ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Öyleyse bir kişinin cismani zarara uğraması sonucunda, onun (ana, baba, karı, Koca, evlat gibi) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa onlarında manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. Bu durumda olanların zararları ile haksız eylem arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan yansıma yoluyla değil, doğrudan zarara uğrama söz konusudur. Cismani zararın ağır olduğu hallerde, aksi kanıtlanmadığı sürece kazalının çok yakınlarının ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulduğunun kabulü hayatın olağan akışı gereğidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.4.1995 gün ve 1995/ 11-122,1995/430 23.9.1987 gün ve E.1987/9-183 K.1987/655 sayılı kararları da aynı esaslara dayanmaktadır.
Somut olayda, 23.11.2006 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle kazalının meslekte kazanma gücünü % 45,20 oranında kaybettiği ve vücudunda önemli oranda yanığa bağlı iz kaldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakta ise de, kazalının ana, baba, karı, koca, evlat gibi çok yakını olduklarının kabulü mümkün bulunmayan davacı kardeşlerin ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüklerinin ağır şekilde bozulduğu iddia ve ispatlanmamıştır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular nedeniyle olayda uygun illiyet bağı ve hukuka aykırılık koşulları oluşmadığından davacı kardeşler … ve …’ın manevi tazminat istemlerinin reddi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminat takdiri usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalılardan … A.Ş. yararına takdir edilen 750.00TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya iadesine, 21.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.