YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1806
KARAR NO : 2011/2296
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait ait işyerinde 1.5.2006- 30.6.2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 10.05.2006-30.06.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden;davacı adına işe giriş bildirgesi verilmediği, talep ettiği dönemde bildirilen çalışmasının bulunmadığı,davalı işyerinin 08.08.2000 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı,bordro tanığının beyanına göre, davacının taşeron işçisi olarak davalı Kooperatifte çalıştığı anlaşılmaktadır.
4857 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren -alt işveren ilişkisi deneceği, bu ilişkide asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden asıl işveren ile birlikte sorumlu olacağı, işletmenin ve işin gereği teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl işin bölünerek alt işverenlere verilemeyeceği, ihtilaf konusu dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 87. maddesinde sigortalıların üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu Kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işverenin de sorumlu olacağı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişiye aracı deneceği, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 12. maddesinde bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin bir işte veya işin bölüm veya eklentilerinde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren deneceği, sigortalıların üçüncü kişiler aracılığıyla işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işverenin bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu olacağı bildirilmiştir.
Somut olayda, tanıklar davacının davalı … Kooperatifinin taşeronu olduğunu iddia ettikleri Fuat Bozkurt isimli kişinin yanında fayans işinde çalıştığını beyan ettiklerinden davalı ile taşeron olduğu iddia edilen kişi arasındaki ilişki araştırılmadan, aralarında alt-üst işveren ilişkisi olup olmadığı tespit edilmeden ve varsa sözleşmeler getirtilmeden yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, davalı … ile taşeron olduğu iddia edilen Fuat Bozkurt isimli kişi arasındaki ilişkiyi araştırmak, aralarında alt-üst işveren ilişkisi olup olmadığını tespit etmek ve varsa aralarındaki sözleşmeleri getirtmek,aralarında alt-üst işveren ilişkisi olduğunun tespit edilmesi durumunda asıl işveren alt işveren ile birlikte sorumlu olacağından istemin kabulüne karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.