Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2119 E. 2011/3275 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2119
KARAR NO : 2011/3275
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammından borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,davacı şirketin eksik işçilik bildiriminde bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurumca tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı dahil toplam 216.289,90 TL borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davalı Kurum tarafından davacıya 25/12/2007 tarih ve 7370 sayılı yazı ile bildirilen 216.289,90 TL prim gecikme zammı, işsizlik primi ve gecikme zammına ilişkin borç tahakkukunun iptaline, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumun 25.02.2008-11625 tarihli yazısı ile davacı şirket hakkında düzenlenen 12.07.2007 tarihli müfettiş raporu üzerine şirketin 2006/1-12.aylara ilişkin toplam 216.289,90 TL prim ve gecikme zammı ile işsizlik primi ve gecikme zammı borcunun ödenmesini istediği,bu yazının davacıya 03.03.2008 tarihinde tebliğ edildiği,Kurumun prim borcunu daha önce işverene tebliğ etmeden sehven borcun icraya verildiği,Kurumun sadece İPC’na ilişkin borcu tebliğ ettiği,davacının itirazı üzerine Kurum İtiraz Komisyonunun 12.02.2008 tarih ve 21 sayılı kararı ile Kurumca davacıya tahakkuk ettirilen ek prim ve İPC’nda (tebliğ edilen ve edilmeyen)herhangi bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle itirazın reddedildiği,bu kararda davacıya asgari işçilik nedeniyle tahukkuk ettirilen prim borcunun davacıya henüz tebliğ edilmediğininde ayrıca belirtildiği,bu kararın da davacıya 22.02.2008 tarihinde tebliğ edildiği,davacının 25.02.2008 tarihli prim borcuna ilişkin yazının ve İPC’na ilişkin Komisyon kararının tebliğinden itibaren yasal 1 aylık süre içinde dava açtığı anlaşılmaktadır.
4.10.2000 tarihli 616 sayılı K.H.K’nın 66.maddesi ile sigorta müfettişlerinin işyerlerinde belirtilen nitelikte inceleme ve ölçümleme yapma ve bu raporlara dayalı olarak da Kurum tarafından resen prim tahakkuk ettirme yetkilerini düzenleyen 4792 sayılı Yasa’nın 3917 sayılı Yasa ile değişik 6.maddesi yürürlükten kaldırılmış,ne var ki;616 sayılı KHK Anayasa Mahkemesi’nin 31.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilmiş,iptal kararı 10.11.2000 günlü Resmi Gazete’de yayımlanmış ve iptal kararı yayım tarihinden bir yıl sonra 10.11.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 6.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 49.maddesi ile değişik “Sigorta Müfettişlerinin Teftiş Yetkileri Başlıklı”506 sayılı Yasa’nın 130.maddesinin 2.fıkrasında “işverenin Kuruma emsaline,yapılan işin nitelik,kapsam ve kapasitesine göre işin yürütülmesi için gerekli olan sigortalı sayısının,çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun Kurumca saptanması halinde işin yürütülmesi için gerekli olan asgari işçilik miktarı,yapılan işin niteliği ,bünyesinde kullanılan teknoloji,iş yerinin büyüklüğü,benzer işletmelerde çalıştırılan işçi sayısı,ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurları dikkate alarak sigorta müfettişi tarafından tespit edileceği” bildirilmiştir.6.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 37.maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesinin 7.fıkrasında fiilen veya işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup,bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi halinde,bu belgenin Kurumca resen düzenleneceği ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edileceği,işverenin,tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebileceği,itirazın reddi halinde işverenin kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabileceği, bildirilmiştir. 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 85/1.ve 17.4.2008 tarihli 5754 sayılı Yasa’nın 50.maddesi ile değişik 86.maddesinin 7.fıkrasında da bu mevcut düzenleme aynen yer almıştır.
Davalı Kurumun tüm işyerlerinde ölçümleme hakkının bulunduğu açıkça ortada iken, mahkemece işin esasına girildikten sonra davacı şirkete ait işin ihaleli veya özel bina inşaatı işlerinden olmamasına rağmen Kurum müfettişince asgari işçilik tespiti yapıldığı da gerekçe gösterilerek eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş;davalı Kurumun ölçümlemeye esas aldığı müfettiş raporu ve eklerinin tümünün davalı Kurumdan,… Terminali Trafik Polislerince tutulan trafik çıkış kayıt defterinin ilgili Kuruluştan istenerek,asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bir hukukçu bilirkişi ile ilgili meslek odasından yolcu taşımacılığı işinde uzman kişilerin listesi istenerek bu kişiler arasından iki bilirkişi seçmek suretiyle oluşturulacak üç kişilik heyetten rapor alarak gerçek biçimde işçilik oran ve işçi miktarını saptamak ve sonucuna göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.