YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2121
KARAR NO : 2011/3269
KARAR TARİHİ : 07.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 22.3.1985-28.2.1997 tarihleri arasındaki sigortalılığını iptal eden Kurum işleminin iptaline, sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, oda kaydının usulsüz olması nedeniyle … hizmetinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile, davacının 22.03.1985-28.02.1997 tarihleri arasındaki sigortalılık işleminin iptaline ilişkin 11.10.2002 tarih ve … sayılı kurum (…) işleminin iptaline karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
507 sayılı Yasa’nın 2.5.1983 tarihli ve 62 sayılı K.H.K. ve K.H.K’nun aynen kabulüne dair 14.2.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3153 sayılı Yasa ile değişik 5. maddesine göre ise “Esnaf ve Sanatkar siciline kayıtlı esnaf ve küçük sanatkarlar çalışma bölgesi içindeki derneğe kayıt olmak zorundadır. Kayıt zorunluluğunu 1 ay içinde yerine getirmeyenler sicile kayıt tarihinden itibaren geçerli olmak üzere doğrudan doğruya kaydedilirler.” Değişik 119. maddeye göre “ mesleki faaliyette bulunabilmeleri ve ilgili derneğe kaydedilmeleri için sicile kayıtları şarttır.” 62 sayılı K.H.K.’nun geçici 2. maddesinde “Esnaf siciline kayıt ilgili yönetmeliklerin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde çıkarılmak zorunda” olduğu bildirilmiş İlgili Yönetmelik ise 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe konmuş ve 1 yıllık geçiş süresi 1.1.1985 tarihinde sona ermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 28.10.1998 tarihli giriş bildirgesi ile 13.02.1982 tarih ve … sıra numarası ile … Esnaf ve Sanatkarlar Odasındaki üye kaydına istinaden 22.03.1985 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalısı olarak tescil edildiği, oda kaydının 28.02.1997 tarihine kadar devam ettiği, vergi kaydı ile Esnaf ve Sanatkar Sicil Memurluğu kaydının bulunmadığı, davacının 1998-2000 yılları arasında prim ödemelerinin bulunduğu, Kurumca 11.10.2002 tarih ve 25792 sayılı yazıyla davacının, Kurum dosya inceleme komusyonunun 15.06.2002 tarih ve 47 sayılı kararı ile teftiş kurulu raporunda belirtilen iptali gerektiren kıstaslarla yapılan karşılaştırma sonucunda davacının oda kaydına istinaden kazandığı sigortalılık süresinin iptaline,hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, … Esnaf Odası yöneticileri ve üyelerinden oluşan 59 kişi hakkında resmi evrakta sahtekarlık suretiyle Kamu Kuruluşunu dolandırmak suçlarından … Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın derdest olduğu,İddianamede, eski üye kayıt defterinin ibraz edilemediği, mevcut üye kayıt defterinin düzenli tutulmadığı, oda ile ilgisi bulunmayan kişilerin odaya kaydının yapılarak …’dan haksız aylık almalarının sağlandığının belirtildiği, davacı hakkında bir iddia bulunmadığı, … Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/65 Esas sayılı dava dosyasında … Esnaf ve Sanatkarlar Odası üye kayıt defterleri üzerinde yapılan Kriminal İnceleme raporunun 5. sayfasında davacının … Noterliğince 20.08.1997 tarih ve … yevmiye numarası ile tasdiklenmiş üye kayıt defterinin 113 sayfasında … sıra numarasında kayıtlı olduğu, Kriminal raporun 9. sayfasında; bu kaydın doküman inceleme cihazı ile yapılan incelemeleri neticesinde belirtilen kayıt üzerinde tahrifat amaçlı olarak silinti-kazıntı veya ilave yapıldığını gösterir nitelikte yeterli bulgulara rastlanılmadığı şeklinde değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının 22.03.1985-28.02.1997 tarihleri arasında oda ve sicil kaydının birarada bulunmaması nedeniyle bu dönemde sigortalılık şartlarını taşımadığının kabulü gerekir.
Ancak davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmiş ve uzun süre bu primleri kullanmış ise sigortalıya sigortalılığı konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz sigortalılık kaydının davacının da katılımının bulunduğu mavazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
Davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalılığını sağlayan … Esnaf Odası kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulduğu iddiasıyla, oda yöneticileri ve üyeleri hakkında ceza davası açılmış, bu sahtecilik işleminin davacının katılımı ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, davacı hakkında ceza davası açılmamış ise de haklarında ceza davası açılan oda yöneticileri ve üyelerinin davacının kaydında da sahtecilik yapıp yapmadıklarının, bu dava sonucu verilecek karar ile saptanmasının mümkün olması karşısında, oda kaydının sahtecilik yoluyla oluşturulduğu ve bu işlemin davacının katılımı ile gerçekleştirildiğinin anlaşılması halinde sigortalılık kaydına hukuken değer verilemeyeceği bu durumda somut olaya MK 2. maddesi uygulanamayacağından ceza yargılamasının sonucu beklenilerek tüm delillerin değerlendirilmesi ve davacının ödediği pirimlerin 22.3.1985 tarihinden itibaren hangi tarihe kadar ki süreyi karşıladığı belirlenerek bir sonuca varılması gerekirken, mahkemece davacı hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği halde neden gereğinin yapılmadığı araştırılmadan ve ceza davasının sonucu beklenmeden eksik inceleme ile tanık sözleriyle yetinilerek sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.