YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2146
KARAR NO : 2011/2905
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinode l.6.l989- 30.9.2002 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalıya ait işyerinde 01.06.1989-30.09.2002 tarihleri arasında hizmet aktine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerinin tesbiti istemine ilişkindir.
Bu yönü ile davanın yasal dayanağı belirgin olarak 5510 Sayılı Yasa’nın 86. (506 sayılı Yasa’nın 79/10) maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tesbit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalılar çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş (5) yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Öte yandan dosya içindeki belgelere, kesinleşen işçilik alacakları davasına göre işyerinin lunapark işletmesi olduğu ve 1 Haziran-30 Eylül tarihleri arasında sezonluk (mevsimlik) iş yaptığı belli olup; çalışmaya ara verildiği dönemlerde de hizmet akti kesintiye uğramış sayılmayacağından, maddede belirtildiği üzere yönetmelikle tesbit edilen belgelerin verilmesi halinde mevsimlik çalışmaların hak düşürücü süreye tabi olmadığı Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davacının çalışmasına ilişkin anılan madde ve yönetmelikte tespit edilen belgelerden hiç birinin bulunmadığı, ücretlerinden S.G.K’na prim de kesilmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu halde bu davanın açıldığı 22.10.2008 tarihine göre hak düşürücü sürenin dolduğu açık olup mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı yorum ve gerekçe ile yazılı şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’e iadesine, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.