Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2264 E. 2011/2830 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2264
KARAR NO : 2011/2830
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 1980 olduğunun ve davalılardan işverene ait işyerinde 1980-1987 yılları arasında geçen çalışmalarının tesbine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 1980-1987 yılları arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 1.7.1980-12.7.1987 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işyerinden davacı adına Kuruma bildirilen bir hizmetinin ve giriş bildirgesinin bulunmadığı, 2.1.1987 tarihli 24,25 ve 27 sayılı Vahidi Fiyat Pazarlık Kararlarına göre yapılan işler nedeniyle davacıya 25.5.1987, 21.10.1987 ve 10.11.1987 tarihli istihkak bordroları ile ücret ödendiği, ancak bu ücretlerden prim kesintisi yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/10 maddesidir. Anılan maddede,, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen ve çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür. Somut olayda davalı işyerinden davacı adına Kuruma yapılmış hizmet bildiriminin bulunmadığı, işe giriş bildirgesinin verilmediği, ödenen ücretten prim kesintisinin yapılmadığı ve uyuşmazlık döneminde Kurum müfettişi (yoklama memuru) tarafından çalışmanın saptandığını gösteren bir durum tespit tutanağı veya tahkikat raporunun bulunmadığı anlaşıldığına göre olayda çalışmanın sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde dava açılmadığından mahkemece davanın hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların öteki itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 28.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.