Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2604 E. 2011/4071 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2604
KARAR NO : 2011/4071
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde Ocak 2001-3.2.2008 tarihleri arası çalıştığı günlerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı işverene ait işyerinde 2001/Ocak-03.02.2008 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sürelerde sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalı … Gıda San.Ltd.Şirketine ait işyerinde 20.11.2003-31.08.2004 tarihleri arasında 280 gün, 01.09.2004-19.12.2005 tarihleri arasında Kuruma bildirilen günler dışında 109 gün, 05.10.2006-03.02.2008 tarihleri arasında 332 gün olmak üzere toplam 721 gün çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1991-2008/9. ay tarihleri arasında farklı işyerlerinde kesintili olarak 1.272 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı çalışmasının olduğu,01.09.2004,05.10.2006,10.10.2007 tarihlerinde davalı işverence üç adet işe giriş bildirgesi verildiği, 19.12.2005, 07.02.2007 ve 03.02.2008 tarihlerinde işten çıkışın hizmet cetvelinde görüldüğü,davalı iş yerinde;01.09.2004-19.12.2005 tarihleri arasında 360 bildirim yapıldığı , 109 gün eksik bildirildiği, 05.10.2006-07.02.2007 tarihleri arasında 94 bildirim yapıldığı , 30 gün eksik bildirildiği, 10.10.2007-03.02.2008 tarihleri arasında 54 bildirim yapıldığı, 69 gün eksik bildirildiği, 19.10.2005-04.10.2006 arasında … sicil nolu başka işyerinden tesbiti istenilen dönem ile çakışan başka işyeri çalışmasının olduğu,Mahkemece bu sürenin kararda dışlandığı,2004/4-2007/10. ay arası dönem bordrolarının geldiği, davacının bordrolarda hizmet cetvelinde görülen kadar çalışmasının olduğu, 2007/2-2006/10, 2005/12-2004/9. ay, 2007/10-2008/2. ay arasına ait ücret bordrolarının geldiği, bordrolarda davacının 2008/1,2. aylar hariç diğer aylarda imzasının bulunduğu, davacı vekili imzaları inkar ettiği, mahkemece imzaların çıplak gözle bakıldığındada farklılıklar gösterdiği , vekaletnamedeki davacı imzasının parmak basılarak atıldığı belirtilerek imza incelemesi yapılmadığı, davalı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına 20.11.2003 tarihinde alındığı, halen faal olduğu, 07.01.2008-31.01.2008, 16.12.2007-31.12.2007, 25.10.2007-31.10.2007 ,16.11.2007-30.11.2007 ,16.01.2007-31.01.2007, 16.12.2006-31.12.2006, 22.11.2005-30.11.2005 ,17.10.2005-30.10.2005, 29.09.2005-30.09.2005, 10-28.08.2005-30.08.2005 ,11-25.07.2005-30.07.2005 ,12-22.05.2005-31.05.2005, 13-23.04.2005- 30.04.2005 ,28.03.2005-31.03.2005, 11.12.2004-30.12.2004 ,02.11.2004-30.11.2004, 25.10.2004- 30.10.2004 tarihleri arasında ücretsiz izin kullanacağına dair davacının imzası bulunan izin belgelerinin olduğu,10.10.2007 tarihinde imzalanan belirli süreli iş sözleşmesinde , davacının 10.10.2007-03.02.2008 tarihleri arasında 6 aylık süre ile çalışacağının belirlendiği,sözleşmede davacı ve işverenin imzalarının olduğu, 23.09.2005 tarihli vizite kağıdında, davacının mevsimlik değil daimi işçi olduğu, full time çalıştığının yazılı olduğu,ancak prim ödeme gün sayılarının eksik gösterildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi, ücretsiz izin belgeleri ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda, davalı işverence Kuruma verilen 01.09.2004,05.10.2006,10.10.2007 tarihli işe giriş bildirgelerinin bulunduğu, 19.12.2005, 07.02.2007 ve 03.02.2008 tarihlerinde işten çıkışının hizmet cetvelinde görüldüğü,çalışmalarının kısmi olarak bildirildiği, bildirimi yapılan sürelerin bir kısmına ait ücret bordrolarının imzalı olduğu ,ayrıca bildirim yapılmayan sürelerde ücretsiz izin kullanıldığına dair davacının imzası bulunan izin belgelerinin bulunduğu uyuşmazlık konusu olmayıp bu belgelerdeki imzaların davacıya ait olup olmadığı yönünde uzman bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının tapu dairesi, seçim kurulu, banka gibi kurum ve kuruluşlardan imzasının bulunduğu belge asılları getirtilerek tesbitine karar verilen sürelere ait ücret bordrolarında, izin belgelerindeki sigortalı imzaları üzerinde, yöntemince uzman bilirkişilere imza incelemesi yaptırmak, imzanın sigortalıya ait olduğunun anlaşılması halinde ücret bordrosu ve izin belgesi bulunan sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde de şimdiki gibi karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgilisine iadesine, 28.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.