YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/270
KARAR NO : 2011/1154
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.04.1983 olduğunun tespiti ile 02.08.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, S.G.K’nun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 506 sayılı Yasa’ya göre sigorta başlangıcının 01.04.1983 tarihi olduğunun, 02.08.2006 tarihli yaşlılık aylığı başvurusunun geçerli olduğunun ve ödenmeyen 4 aylık yaşlılık aylığının ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüyle; davacının ilk sigortalı çalışma başlangıcının 01.04.1983 tarihi olduğunun tespitine, ödenmeyen 4 aylık yaşlılık aylığının ödenmesi gerektiğinin tespiti isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1.4.1983 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma verildiği, 27.12.1991 tarihinde yapmış olduğu 600 günlük askerlik borçlanmasıyla birlikte toplam 8.371 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunun Kurum kabulünde olduğu, 2.8.2006 tarihli aylık talebinin, sigortalılık başlangıcının 1.4.1983 değil 22.8.1983 tarihi olduğu ve 25 tam yılı dolmadığından reddedildiği, 22.12.2006 tarihli ikinci aylık başvurusuna istinaden 15.1.2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı davacı vekilinin 24.08.2009 havale tarihli dilekçesinde “4 aylık yaşlılık aylığının tahsilini istemediğini 4 aylık yaşlılık aylığının ödenmesi gerektiğinin tespitini talep ettiğini tespit kararı verildiği taktirde Kurumca bu aylıkların ödeneceğini açıkladığı görülmektedir.
Mahkemece davacının sigortalılık başlangıcının 1.4.1983 tarihi olduğuna ilişkin verilen tespit kararı doğrudur. Buna göre davacının 2.8.2006 tarihli yaşlılık aylığı başvurusuna istinaden 1.9.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığı bellidir. Kararın gerekçesi de bu yönde olmasına rağmen, hüküm fıkrasında, davacının 1.9.2006-1.1.2007 tarihleri arasındaki 4 aylık yaşlılık aylığının ödenmesi gerektiğinin tespiti talebinin reddine karar verilmek suretiyle kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.