YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/303
KARAR NO : 2011/117
KARAR TARİHİ : 18.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.3.2000-10.10.2003 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı işyerinde 1.3.2000-10.10.2003 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen eksik sürelerin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 25.11.1000-12.1.2001 tarihleri arasında 47 gün, 30.10.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 60 gün, 1.1.2002-31.3.2002 tarihleri arasında 90 gün, 1.1.2002-31.3.2003 tarihleri arasında 90 gün, 1.4.2003-22.5.2003 tarihleri arasında 52 gün, 1.6.2003-24.6.2003 tarihleri arasında 24 gün çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. ve 389. maddelerinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki,dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulunun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı ve 10.9.1991 gün 281-415 sayılı ve 25.9.1991 gün 355-440 sayılı kararları).
Somut olayda mahkemece davacının davalı işyerinde 1.1.2002-31.3.2002 tarihleri arasında geçen 90 günlük eksik çalışmaları belirlendikten hemen sonra bu tarihleri de içerisine alacak şekilde 1.1.2002-31.3.2003 tarihleri arasında 90 gün şeklinde yeniden
hüküm kurulduğu görülmüştür. Hizmet cetveline göre davacının 1.1.2002-31.3.2003 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen 90 günden daha fazla süresinin bulunmasına göre bu tarih aralıklarıyla tespit edilen gün sayıları arasında çelişkinin oluştuğu ve mahkemece davacının Kuruma bildirilen süreler dışındaki günlerin tespitine denilmek suretiyle de infazı kabil olmayacak şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.