Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3169 E. 2011/4034 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3169
KARAR NO : 2011/4034
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 01.10.1996-31.12.2007 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.10.1996-31.12.2007 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 1.10.1996-31.12.2007 tarihleri arasında 3760 gün çalıştığının kabulüyle eksik bildirilen 60 günlük sürenin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının ilk kez davalı Limited şirkete ait … sicil nolu iş yerinden 1.10.1996 tarihli giriş bildirgesine istinaden tescil edildiği ve davacıya ait hizmet cetvelinden davalı işveren adına kayıtlı çeşitli iş yerlerinden 1997 yılında 126 gün,2004 yılında 239 gün,2005 yılında 351 gün,2006 yılında 329 gün,2007 yılında ise 334 gün bildirimin yapıldığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren geçici 7. maddesinde, bu Yasanın yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Yasa ile mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı Yasalar ile 506 sayılı Yasa’nın geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Yasa hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki hükmün öngörülmüş olması ve genel olarak yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesidir. Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.
Somut olayda, hükme esas alınan 18.1.2010 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalı iş verene ait 16 değişik iş yerinden toplam 3700 günlük bildirimin yapıldığını bir kısım çalışmaların sigorta sicil numarası yazılmaksızın bildirildiği, 1998 yılı 1-2-3 ,1999 yılı 1.dönemindeki çalışmalarının sehven hiç bir sigortalıya ait olmayan … sigorta sicil numarası ile bildirildiği ,1999/3, 2000 yılı1-2-3-dönem 2001 yılı 1-2-3, dönem, 2002 yılı 1-2-3 .dönem ,2003 yılı 1-2-3.dönem ve 2004 yıl 1.dönem işveren adına kayıtlı değişik iş yerlerindeki çalışmalarının … sigorta sicil numaralı … adlı sigortalının sicil numarasına bildirildiği ancak adı geçen … adlı sigortalının davalı işverene ait iş yerlerinden herhangi bir çalışma kaydına rastlanmadığı için bu bildirimlerin davacıya ait olması gerektiği belirtilerek sonuç itibariyle davacının toplam çalışma süresinin 3760 gün olmasına rağmen 3700 gününü bildirilerek tespiti gereken sürenin 60 gün olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi tarafından bu tespitler yapılmasına rağmen davacının 5.3.2008 tarihinde dökümü yapılan hizmet cetvelinde 1997-2007 tarihleri arasında toplam çalışma süresinin 1379 gün olduğu görülmektedir.Ayrıca bilirkişinin raporuna esas aldığı kayıt ve belgeler dosya içinde yer almadığından bilirkişi raporu denetlenememektedir.
Öte yandan bilirkişi tarafından davacıya ait bir kısım çalışmaların dava dışı … sigorta sicil nolu …e ait sigorta sicil numarasına bildirildiği tespit edilmiştir.Ancak mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmamıştır.
Yapılacak iş; öncelikle bilirkişi raporuna esas alınan tüm kayıt ve belgeler ilgili yerlerden getirtilerek davacı adına bildirimi yapılan işyerlerinin davalı işveren adına kayıtlı olup olmadığı yine davalı işverenle organik bağı bulunup bulunmadığı tespit edilmeli … sigorta sicil nolu …e’e ait şahsi sicil dosyası getirtilerek,davacı çalışmalarının bir kısmının bu sigortalının hizmet cetvelinde görülüp görülmediği tespit edilmeli, bu şahsın tanık olarak ifadesine başvurulup bilirkişi raporundaki tespitler konusunda beyanı alınarak bu çalışmaların kendisine ait olduğunu ileri sürmesi halinde davaya bir aidiyet davası olarak bakılarak bu kişinin davaya katılımı sağlanarak taraf delilleri toplandıktan sonra davacının çalışmaları konusunda eksik bildirim olup olmadığı tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.