Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3306 E. 2010/3668 K. 01.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3306
KARAR NO : 2010/3668
KARAR TARİHİ : 01.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,davalı işveren nezdinde 1991/1.dönem 117 gün,2.dönem 120 gün,1991/3.dönemde 88 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere temyiz edenin sıfatına göre davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince,
Dava, davacının davalıya ait işyerinde 1991/1.dönemde 117 gün,2.dönemde 120 gün ve 3.dönemde 88 günlük bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile davacının davalı işverene ait işyerinde bildirilenlerin dışında bildirilmeyen 1991/2. ve 3. dönemlere ait 208 günlük daha çalışması bulunduğunun tesbitine,1991/1.dönemdeki 117 günlük çalışmasının kuruma bildirildiği anlaşıldığından bu dönem yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından bu döneme ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, kurumun 04.03.2008 tarihli yazına göre davacının 1991/1.dönem hizmetlerinin 29.01.2008 tarihli talebi üzerine sonradan kayıtlara işlendiği, dava tarihi itibariyle Kurum kayıtlarında bu hizmetlerinin görünmediği anlaşılmaktadır. Davacının dava tarihi itibariyle Kurum kayıtlarında görünmeyen hizmetlerinin tesbitini istemekte hukuki yararı olduğunun kabul edilmesi gerekir.Hal böyle olunca ,1991/1.dönem hizmetleri Kurum tarafından kabul edildiğinden bu dönem yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davacı aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek,yerine
“1-Davanın kabulü ile,davacının davalı belediyede geçen ve Kuruma bildirilenlerin dışında Kuruma bildirilmeyen 1991/2.ve 3. dönemlerde 208 günlük çalışması bulunduğunun tesbitine,
Davacının 1991/1.dönemde tesbitini istediği 117 günlük çalışmasının davalı Kuruma bildirildiği ve dava açıldıktan sonra davalı kurum tarafından da bu çalışmanın kabul edildiği anlaşıldığından bu dönem yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 500,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 217,50 TL yargılama giderinden 108,75 TL’sının davalı … Başkanlığından, 108,754 TL.sının davalı … Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 14,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 14,00 TL nisbi harç ile 14,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 28,00 TL harç giderinin davalı işverenden alınarak davacıya verilmesine” rakam, tarih ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.