YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3328
KARAR NO : 2010/10336
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık iş kazası nedeniyle maddi , manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının iş kazası sonucu % 4,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davalı işveren tarafın % 100 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 10.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 20.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendinin tümüyle silinerek yerine,
“Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-2007/1086 esas sayılı dava dosyası ile ilgili olarak
10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.06.2006 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine,
2-Alınması gereken 540,00 TL karar ve ilâm harcından davacıdan peşin alınan 467,60 TL harcın düşümüyle kalan 72,40 TL harcın, davalıdan tahsiline,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 467,60 TL nispi harç, ile 13.10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 480,70 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
5-Davacı tarafından yapılan toplam 616,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 315.00 TL’ sının davalıdan tahsili tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 25.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.