YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3456
KARAR NO : 2011/6180
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 1.5.1996-31.3.2008 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 1.5.1996 tarihi ile 31.3.2008 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davalı işverene ait işyerinde 10.4.2003- 29.5.2003 ve 2.6.2006-31.12.2006 tarihleri arasındaki S.G.K’ya bildirilmeyen çalışmalarının tesbitine ve bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmiş olup, 10.4.2003- 29.5.2003 tarihleri arası dönem yönünden verilen tespit kararı yerinde ise de; 2.6.2006-31.12.2006 tarihleri arası döneme ilişkin verilen tespit kararı eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacının (16533) sicil nolu iş yerinde 1.5.1996 ve 14.5.2004 tarihlerinde, (17347) sicil nolu iş yerinde 20.4.2000 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesi verildiği, (16533) sicil nolu iş yerinden 1.5.1996 tarihinde giriş ve 5.3.1999 tarihinde çıkışla, 1996 yılında 135 gün, 1997 yılında 180 gün, 1998 yılında 180 gün, 1999 yılında 35 gün, (17347) sicil nolu iş yerinden 20.4.2000 tarihinde giriş ve 10.4.2003 tarihinde çıkışla, 2000 yılında 250 gün, 2001 yılında 360 gün, 2002 yılında 360 gün, 2003 yılında 100 gün, 29.5.2003 tarihinde girişle 2003 yılında 210 gün ve 2004 yılında 264 gün bildirimde bulunulduğu, 2005 yılında 360 gün ve 1.6.2006 tarihinde çıkışla 2006 yılında 152 gün olmak üzere başka işyerinden çalışmalarının bildirildiği, işyerlerinin kapsama alınış tarihinin mahkemece araştırılmadığı, işverence imzalı ücret bordrosu verilmediği, davacının tahsis dosyasında 31.5.2006 tarihinde işten ayrıldığı ve 19.9.2006 tarihli tahsis talebi üzerine Kurumca 3606 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten, davacının işyerindeki çalışmaları 1.5.1996, 20.4.2000 ve 14.5.2004 tarihli davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgeleri ile Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak primleri ödenmiştir.Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olaya gelince; gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıklar 2.6.2006-31.12.2006 tarihleri arasında davacıyla birlikte bu işyerinde çalışan, kayıtlara geçmiş kişilerden olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimselerden de değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; davalı işverene ait (….) ve (…..) sicil nolu işyeri dosyalarının, unvan ve sahiplerinin, 506 sayılı Yasa kapsamına alınma tarihlerinin S.G.K’dan sorulup, varsa 2006 yılına ilişkin dönem bordrosu getirtilerek 2.6.2006 tarihinde davacı ile aynı işyerinde çalışan varsa kayıtlı tanıkların yoksa zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine komşu olan diğer işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının beyanlarına başvurularak çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davalıya ait işyeri dosyası, davacının talep ettiği 2.6.2006-31.12.2006 tarihleri arası döneme ilişkin davacının imzalı ücret tediye bordrolarını dosyaya getirtilerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de; sigortalılık tespiti davasının kısmen kabulünden dolayı davacı yararına hükmedilen avukatlık ücretinden davalı işveren ile S.G.K’nun müştereken sorumlu olmaları gerekirken, sadece Kurumun sorumluluğunu gerektirir şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur.
O halde, davalı Kurum ve işveren vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı işverenin işçilik alacaklarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgilisine iadesine, 11.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.