Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3511 E. 2010/3774 K. 05.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3511
KARAR NO : 2010/3774
KARAR TARİHİ : 05.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 01.09.1994-30.06.2002 tarihleri arası 7 yıl 9 ay 29 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Davacı, davalı … Büyükşehir Belediyesi’ne ait iş yerlerinde 1.9.1994-30.6.2002 tarihleri arasında kurs öğretmeni olarak 7 yıl 9 ay 29 gün çalıştığının tespitini ve işçilik alacakları hakkının saklı tutulmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 1.11.1994- 30.6.2002 tarihleri arasında toplam 1414 gün çalıştığının bu süre içerisinden 404 gününün Kuruma bildirildiğinin tesbitine , fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalıya ait işyerinden 1.11.1994, 7.10.1999, 16.10.2000, 27.9.2001 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, hizmet cetveline göre davalı işyerinde 1.11.1994-31.1.1995, 7.10.1999-2000/2 dönem, 16.10.2000-30.6.2001, 27.9.2001-30.6.2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarıyla, dava dışı başka işyerinde 27.6.1997-1.10.1997 tarihleri arasında geçen 91 günlük çalışmalarının kuruma bildirildiği, imzasız puantaj ve ücret ödeme belgelerine göre 1995-1996 yıllarında davacının hafta içi 5 gün 4’er saat, 1997-2002 yılları arasında ise hafta için 5 gün 6-7 ‘er saat şeklinde usta öğretici olarak çalıştığı davalı işveren vekilince çalışmaların 7,5 saati bir gün üzerinden hesaplanarak Kuruma bildirildiğinin iddia edildiği, dönem bordroları, puantaj ve ücret belgelerine göre okulların kapalı olduğu yaz aylarında işyerinde çalışmaların bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının 2.10.1997-6.10.1999tarihleri arasında isteminin hak düşürücü süreye uğradığı, 1.11.1994-30.6.1997 ve 7.10.1999-14.7.2002 tarihleri arasında kesintisiz toplam 1414 gün çalışmasının bulunduğun bu çalışmalarından 404 günün Kuruma bildirildiğinin saptandığı anlaşılmaktadır.
Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Nitekim, davacıya ait çalışmaların resmi kayıtlara intikal ettirildiği de tartışmasızdır. Mahkemece, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmaların hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır.
Somut olayda davacının davalı işyerinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır Uyuşmazlık davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının kısmi veya tam süreli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Hal böyle olunca davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığının ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığının yada tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığının belirlenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmadan ve çalışmanın bulunmadığı tatil günlerini de kapsayacak şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur
Yapılacak iş ; Davalı işyerinden davacı adına düzenlenen, ders programları da getirtilerek dosyada bulunan puantaj kayıtları ile ücret belgeleri birlikte değerlendirilmek suretiyle, hüküm altına alınan süreler yönünden hafta içi günde 6-7 saat derse girilen günlerde davacı mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirdiğinden bu günlerin tam gün olarak kabul edilmesi, bu saatlerden daha az saatte derse girilen günlerde ise davacının günlük mesaisinin tümünü davalı işyerine hasretmediği kabul edilerek bu çalışma saatleri için 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapılması, davalı resmi işyeri olup okulların kapalı olduğu dönemlerde (birinci sömestr tatili ve yaz tatili) tatil olduğundan bu günlerdeki çalışmalara ilişkin istemin de reddine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 5.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.