YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/39
KARAR NO : 2011/47
KARAR TARİHİ : 17.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, ilk sigorta kaydında 1969 olarak yazılan doğum tarihinin 20.5.1970 olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.07.1986 tarihli işe giriş bildirgesindeki 1969 doğum tarihinin 1970 olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının ilk işe giriş bildirgesindeki doğum tarihinin 20.05.1970 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79 ve 108. maddeleridir. Hal böyle olunca, uyuşmalığın 506 sayılı Yasadan kaynaklandığı açık-seçiktir. Bu durumda uyuşmazlığın, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesi ve yollamada bulunduğu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi gereğince çözümlenmesi gerekir.
HUMK 9. maddesinde tanımlanan genel yetki kuralına koşut hüküm içeren 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, “İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği”, 15. maddesinde ; bu kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; “Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflas davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir.”
Gerçekten davalı Kurumun şubesinin bulunması şartıyla ve o şubenin yapmış olduğu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, şubenin bulunduğu yer mahkemeleri yetkili olacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.04.2008 tarih ve 2008/10-329-334 Esas-Karar sayılı kararında belirtilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davanın açıldığı yerde anılan 17. Maddenin tanımladığı biçimde Kurumun şubesinin bulunmadığı davacının davalı Kurumun Balıkesir İl Müdürlüğü sigortalısı olduğu ortadadır. Davaya bakmaya davalı Kurumun merkezinin bulunduğu Ankara veya şube muamelesinin yapıldığı Balıkesir İş Mahkemesi yetkili olduğundan özellikle davalı Kurumun yöntemine uygun yetki itirazı göz önünde tutularak, Balıkesir İş Mahkemesinin yetkili olduğu gözetilerek yetki yönünden dava dilekçesinin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.