Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/4437 E. 2011/5414 K. 13.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4437
KARAR NO : 2011/5414
KARAR TARİHİ : 13.06.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, hasta olması ve çalışamaması nedeniyle sigortalı babasının sosyal güvenliğinden faydalanacağının ve maaşından kendisine kalan kısmı olması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının çalışamayacak durumda malül olması nedeniyle babasının sigortası üzerinden aldığı ölüm aylığın kesilmesi işleminin iptali ile dava tarihinden itibaren yeniden aylık bağlanması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının %66 oranında çalışma gücünü kaybetmiş sayıldığının ve bu nedenle babası …’ den ötürü talep gibi dava tarihinden itibaren ölüm aylığı alması gerektiğinin tesbitine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya babasının sigortası üzerinden çalışamayacak şekilde malül olması nedeniyle ölüm aylığı bağlandığı,davalı Kurumca davacının kontrol muayenesine tabi tutulmasının kararlaştırıldığı ve yaptırılan muayene üzerine davacının 2005 yılından itibaren çalışamayacak durumda malül olmadığının tesbit edilerek aylıgının kesildiği,Sosyal Güvenlik Kurumu Malüliyet Dairesi Başkanlığının 10.10.2005 tarihli yazısında, davacının SS Hasanpaşa Devlet Hastanesinden aldığı 24.03.2005 tarihli Kurul raporu tarihinden itibaren çalışamayacak durumda malül sayılmayacağının bildirildiği, S.S. Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmadığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 01 Temmuz 2009 tarih ve 6037 sayılı raporunda; davacının multpl skleroz arızasının 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak (E) cetveline göre %66.00 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tesbit edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu Malüliyet Dairesi Başkanlığının 10.10.2005 tarihli kararına itirazı üzerine S.S. Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınması bu rapora itiraz halinde ise Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak yukarıda belirtilen prosedürün işletilmesi gerekirse de S.S. Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmaması halinde prosedür geriye yürütülemeyeceğinden yeniden S.S. Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınması gerekmez. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu Malüliyet Dairesi Başkanlığının 10.10.2005 tarihli kararı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 01 Temmuz 2009 tarih ve 6037 sayılı raporu arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; Sosyal Güvenlik Kurumu Malüliyet Dairesi Başkanlığının 10.10.2005 tarihli kararı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 01 Temmuz 2009 tarih ve 6037 sayılı raporu arasındaki çelişkiyi gidermek için Adli Tıp Genel Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,13.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.