YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4842
KARAR NO : 2011/238
KARAR TARİHİ : 20.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Zararlandırıcı olaya maruz kalan işçi, olay günü … teknisyeni olarak çalıştığı sırada Üç tepe kök binası dağıtım merkezindeki elekrik arızası ile ilgili bakım ve kontrolleri yapıp … vermek için butona bastığı sırada meydana gelen patlama ve alev alma üzerine panikleyerek dışarı doğru koşmuş bu sırada kapı eşiğinde düşerek sağ omzundan yaralanarak % 9 oranında meslekte kazanma gücünü yitirmiştir.
İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 73.maddesinin açık buyruğudur. Bu nedenle, mahkeme öncelikle uzman bilirkişilerden, İş Kanununun 73.maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve işgüvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptayan kusur raporu alınmalıdır.
Dosyada mevcut ve hükme dayanak alınan 3.1.2009 tarihli kusur raporunda bilirkişi kurulu işveren tarafından iş yerinde tehlike ve risk analizleri yapılarak çalışma şekillerinin belirlenmesi, çalışma yapılan yerlerde güvenli çalışma ortamının yaratılması, insan yaşamının kutsallığı ilkesinden hareketle çalışanın beden ve ruh tamlığını sağlamak için işcinin tecrübesine ve dikkatine göre gerekip gerekmediği düşünülmeden fennin ve tekniğin gereklerine göre doğmuş ve doğabilecek her türlü kazalarını önleyecek şekilde gerekli olan iş güvenliği tedbirlerinin alınması gerekmektedir.İşin ehli kazazede işcinin görevini layığı veçhile yerine getirmesindeki ihmali ve eksikliği bulunsa da işveren tarafından fennin ve tekniğin gereklerine göre … bakım çalışmalarında doğmuş ve doğabilecek olumsuzluklarda çalışanların kendilerini daha güvenli hissedecekleri önlemlerin alınması, baş kısmını tamamen kaplayacak baş koruyucusu yanmaz yalıtkan iş elbisesi, iş tulumu gibi koruyucu donanım verilmesi ve kullanılması halinde işcilerin paniklemesi gibi bir durumun olmayacağı belirlenerek işverence bu hususlara riayet edilmemesi nedeniyle kusurlu bulunmasına rağmen işverene %20 oranında kusur izafe edilmiştir.
Kazazede işci yönünden ise , elektrikle ilgili çalışmalarda meydana gelebilecek tehlikelerin ve risklerin bilincinde olmasına rağmen aniden gelişen olay karşısında paniklemesi sonucu gelişen durum karşısında kaza geçirdiği olayın bakım onarım işlerindeki eksik sonucu kısa devre v.b. olumsuzluğu gösterdiğini olayda kazalı işcinin %80 oranında kusurlu olduğunu belirtmiştir.
Bilirkişi raporunda işci ve işverenin alması gereken önlemlerin neler olduğu, nelere uyulup nelere uyulmadığı konusunda olay ve oluşa uygun tespit yapılmasına ve bu tespitte ağırlıklı kusurun işverene ait olmasına rağmen işveren için %20 ,işci için %80 oranında kusur dağılımı yapılması doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş; iş güvenliği uzmanlığı tespit edilen bilirkişilere konuyu yeniden inceletmek, verilen rapor, dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve özellikle,kusur dağılımında çelişki içeren kusur raporunu hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenlerine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.