YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4875
KARAR NO : 2011/5181
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.8.1999- 15.1.2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm 19.2.2010 tarihinde temyiz eden davalı … vekilinin tebliğ edilmiş temyiz ise 1.3.2010 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu durumda davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O halde, 1.6.l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir.
2-Davacı davalı işyerinde 1.8.1999-15.1.2007 tarihileri arasında geçen çalışmalarından Kuruma bildirilmeyen sürelerin tesbitini istemiştir
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 12.1.2001-12.3.2005 ve 1.7.2005-15.1.2007 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmiştir
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının SSK Hizmet cetveline göre davalı işyerlerinde 12.3.2005-1.7.2005 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirildiği, işyerinin 12.1.2001 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve vergi kaydının 3.1.2001 tarihinden itibaren devam ettiği, 1.10.2002-5.8.2005 tarihleri arasına ait işyeri dönem bordrolarının dosyada olduğu anlaşılmaktadır
Somut olayda fiili çalışmanın varlığı konusunda dinlenen davacı tanıklarının dönem bordrolarına göre sadece 2003-2005 yılları arasında çalışmalarının bulunduğu gözardı edilerek 2003 yılın öncesi ve 2005 yılından sonraki süreler yönünden çalışmaları kayda geçen tanık beyanları bulunmadığı halde istemin bu dönemler yönünden de kabulüne karar verilmesi ve davacı ve davalı tanıklarının beyanları arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur
Yapılacak iş; öncelikle davacı ve davalı tanık beyanları arasında çelişkinin giderilmesi için dönem bordrolarında adları bulunan tanıkların resen belirlenerek beyanlarına başvurulması ve dönem bordrosu olmayan süreler yönünden ise davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek zabıtaca komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlar tesbit edilip beyanlarına başvurulması, varsa davalı işyerinden sigortalının şahsi işyeri dosyası ve ücret belgeleri getirtilmek suretiyle davacının çalışmaları konusunda tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’a iadesine, 6.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.