Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/5105 E. 2010/11441 K. 23.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5105
KARAR NO : 2010/11441
KARAR TARİHİ : 23.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava nitelikçe davacının ortağı olduğu limitet şirketin prim borçları nedeniyle, davalı Kurumdan aldığı yaşlılık aylığının 1/10’u aşacak biçimde uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı Kurumun dava dışı tüzel kişilikten prim alacağını tahsil edemediğinden ortaklara ödeme emri gönderilerek, takibin kesinleşmesi üzerine de yaşlılık aylığının 1/10’na haciz konulmasına dair Kurum işleminin yasaya uygun olduğundan davanın reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Yerel Mahkemenin tüzel kişilikten tahsil edilemeyen Kurum alacağının ortaklardan tahsili için gönderilen ödeme emri üzerine davacının yaşlılık aylığına haciz uygulanmasına ilişkin Kurum işleminin yasal olduğunun kabulü ile bu yöndeki davanın reddine karar vermesi isabetli ise de yaşlılık aylığının 1/10 nun üzerine haciz uygulandığından bahisle bu yöne ilişkin davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı olan 6183 sayılı Yasanın 71. maddesinde “Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirlerin üçte birinden çok dörtte birinden az olmamak üzere haczolunabileceği, asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin ise onda birinden fazlası haczolunamayacağı” düzenlenmiştir. Somut olayda dosya içerisindeki Kurum yazışmalarından davacının yaşlılık aylığının 1/3’ne haciz uygulandığı anlaşılmaktadır. Öte yandan haciz uygulanan gelirin miktarı diğer bir deyişle asgari ücretin altında olup olmadığı belli değildir. Hal böyle olunca davacının yaşlılık aylığının miktarının belirlenerek asgari ücretin altında olduğunun saptanması halinde 1/10’dan fazlasının haczedilemeyeceğinin göz ardı edilmesi isabetsiz olmuştur. Kabule göre de davacının yaşlılık aylığına uygulanan haczin 1/3 oranında olduğu belli olduğu halde 1/10 oranında haciz uygulandığından bahisle bu yöne ilişkin davanın reddi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş davacının yaşlılık aylığının asgari ücretin altında olup olmadığının araştırılarak asgari ücretin altında ise 1/10 fazlası haczedilemeyeceğinden bu yöne ilişkin davayı kabul etmek, asgari ücretin üzerinde ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.