Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/5260 E. 2011/6139 K. 11.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5260
KARAR NO : 2011/6139
KARAR TARİHİ : 11.07.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili)

Davacı, 1.1.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Davacı, 3201 sayılı Yasaya göre Yurtdışı hizmetlerini borçlanarak bağlanan yaşlılık aylığının, Türkiye’de … kapsamına tabi çalışması nedeniyle iptal edildiğini, Kurum işlemine dayanak olan yasa hükmünün Anayasa’nın eşitlik kuralına aykırı olduğundan iptali gerektiğini, Kurum işlemlerinin iptalini ve yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasını istemiştir.
Mahkemece, vergi mükellefiyetinin yaşlılık aylığı bağlandığı sırada mevcut olmasının destek primi kesilmesini gerektirdiği, yaşlılık aylığının kesilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Davacıya, 25.11.1990 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalılık süresi ve 06.05.1983-28.12.1989 tarihleri arasında 3201 Sayılı Yasa kapamında yurt dışında geçen 2392 günlük süreyi de borçlanarak 01.01.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 25.11.1990 tarihinde başlayan vergi kaydının 30.09.2009 tarihinde sona erdiği, bu nedenle Kurum tarafından yaşlılık aylığının 01.01.2009 tarihinden geçerli olmak üzere iptal edilerek yersiz ödenen aylıklar nedeni ile 5.964,00 TL borç çıkarıldığı, ayrıca 30.09.3009 tarihine kadar 2.274,26 TL prim borcu çıkarıldığıanlaşılmaktadır
Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmaların borçlanılması sonucu sigortalıya maaş bağlandıktan sonra, sigortalının Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması durumunda 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesi uyarınca yaşlılık aylığının kesilip kesilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.Davanın yasal dayanağını oluşturan, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan, 3201 sayılı Yasanın 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile değişik 6/B maddesine göre;”bu Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.”
Mahkemece, davacının Türkiye’de 25.11.1990-30.09.2009 tarihleri arasında kendi adına ve hesabına bağımsız faaliyette bulunduğu, vergi dairesinde, Meslek Odasında ve Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı olduğu, dolayısıyla sigorta kapsamında çalıştığı göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne varki, davacının 30.09.2009 tarihinde vergi kaydının sona ermiş olduğu anlaşıldığından kendi adına ve hesabına bağımsız faaliyetinin sona erdiği 30.09.2009 tarihini takip eden ay başı olan 01.10.2009 tarihinden itibaren Kurumun yaşlılık aylığını yeniden bağlaması gerektiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.07.2011 gününde oy birliği ile karar verildi.