YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5698
KARAR NO : 2010/7930
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.5.1985-1.7.1985 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, Önteks Anonim Şirketi işyerinde 01.05.1985-01.07.1985 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini istemiştir.
Mahkeme bozma ilamı sonrasında istemin reddine karar vermiştir.
Bozma ilamında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi olduğu, maddeye göre bu tür hizmet tespiti davalarında Kurum’la birlikte işvereninde hasım olarak gösterilmesinin zorunlu olduğu, ancak Kurum’a yöntemince verilen işe giriş bildirgesindeki işe giriş tarihinin sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesi talebine ilişkin davalarda kural olarak işverenin hasım olarak gösterilmesinin gerekmediği, işverenin sigortalı işe giriş bildirgesini süresinde yöntemince Kurum’a intikal ettirerek üzerine düşeni yapmış olup Kurum’un belirgin şekilde uyuşmazlık çıkarması nedeniyle husumetin doğrudan Kurum’a yöneltilmesinin yeterli olduğu, dava konusu olayda olduğu üzere belirli bir sürenin tespitine yönelik davalarda ise çalışma süresinin Kurum’a bildirilmemesine dayalı olarak uyuşmazlık çıktığından davanın taraflarının hem işveren hem de Kurum olduğu açıkça belirtilmiştir.
Davacının talebi 01.05.1985-01.07.1985 tarihleri arasındaki sürenin tespiti olduğundan, işvereni hasım olarak göstermesi, bunun içinde gereken usuli işlemleri yapması zorunludur. Ancak sigortalılık başlangıcının tespiti davalarında işverenin taraf olarak gösterilmesi gerekmez.
Davacıya sigortalılık başlangıcının 01.05.1985 tarihi olarak tespitini, bir başka deyişle 01.05.1985 tarihinde 1 gün çalışmanın tespitini talep edip etmediği açıkça sorulup bu konuda mehil verilerek sonucuna göre, talep ettiği takdirde sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine, aksi takdirde isteminin şimdiki gibi reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.