Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/5787 E. 2010/7846 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5787
KARAR NO : 2010/7846
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 12.01.2001 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı sonucu % 100 malul kalan sigortalının hak sahiplerinin uğradığı manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Sigortalı A.Osman Sağlam’ın çocukları olan davacılar, 12.01.2001 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazasında babalarının % 100 malul kalması nedeniyle uğradıkları manevi zararların giderilmesi için; her bir davacı 40.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı yanca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece davacı çocukların her biri için 18.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İş kazasında % 100 malul kalan sigortalının % 20 ve davalı işverenin % 60 oranında kusurlu olduğu, olayda % 20 oranında da kaçınılmazlık bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde taktir olunan manevi tazminat tutarının fazla olduğu, davacı çocukların her biri yararına 12.000,00.- ‘er TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği açıktır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile; her bir davacı yararına 12.000,00.- ‘er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12.01.2001 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla talebin reddine,
2- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen;
a- Davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden ayrı ayrı takdir olunan 1.440. TL ki toplam 4.320 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
b- Davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden her bir davacıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilen 1.440 TL ki toplam 4.320 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
3- Red edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 25,60.-TL yargılama giderinden takdiren 7.68.-TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 2.138.40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.620,00.-TL’nin indirimi ile kalan 518.40 TL ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına
5- Davacı tarafça yatırılan 1.620,00.- TL. nisbi harç ile 15.60 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 1.635,60.-TL. harcın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 01.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.