Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/58 E. 2011/1601 K. 24.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/58
KARAR NO : 2011/1601
KARAR TARİHİ : 24.02.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisini iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava 24.5.2000 tarihinde gerçekleşen iş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacıların murisinin dava dışı…. Lastikçilik Ltd.Şirketine ait işyerinde çalışırken işyerine kamyonla mal getirildiği, kamyonun yukarıdan geçen davalı şirkete ait ENH hattına değerek kasasında bulunan lastiklerin ateş aldığı, sigortalının uyuyan şöförü uyandırmak üzere kamyonun kapısını açmak üzere elini kapıya değdirdiğinde … akımına kapılarak öldüğü anlaşılmaktadır.
5521 sayılı Yasanın 1.maddesinde; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır.
Somut olayda, davacıların miras bırakanı …. ile davalı …Ş. arasında hizmet ilişkisi bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla davalı, davacı işçinin işvereni değildir. Davalıya yönelik dava; B.K.41.maddesinden kaynaklanan haksızfiil nedeniyle nedeniyle uğranılan zararın giderilmesine yönelik olup İş Kanunundan kaynaklanan bir uyuşmazlık da söz konusu değildir. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın iş akdinden veya İş Kanunundan doğmadığı giderek davada yukarıda sözü geçen Yasanın 1.maddenin öngördüğü koşulların oluşmadığı açık-seçiktir. Öte yandan, zararlandırıcı olayın iş kazası sayılması, görevli mahkemenin belirlenmesi için yeterli olmayıp 5521 sayılı Yasanın 1.maddesinin ön gördüğü koşulların ayrıca olayda gerçekleşmesi gerektiği de söz götürmez.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davalıya yönelik dava bakımından genel mahkemelerin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 24.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.