YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/61
KARAR NO : 2011/866
KARAR TARİHİ : 10.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminat ile işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Uyuşmazlık davacıda iş kazası sonucu oluşan %.7.20 iş göremezlik oranı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı davalıya ait işyerinde işçi olarak çalışırken uğradığı iş kazası sonucu % 7.2 oranında maluliyete uğradığını ve olayda işverenin yeterli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle kusurlu bulunduğunu ileri sürerek 10.134.47 TL maddi ve 3.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece maddi tazminatın kabulü manevi tazminatın ise kısmen kabulü ile 10.143.47 TL maddi ,2.000.00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 12.134.47 TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Alınan kusur raporuna göre iş kazasının meydana gelmesinde davacı %25, davalı iş veren ise % 75 oranında kursludur.
Davacıdaki maluliyet ve tarafların kusur oranlarına göre hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu açıktır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 2.750.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 2.000.00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinmesine, yerine;
“1-10.134.47 TL maddi tazminatın 18.10.2005 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
“2–Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.750.00TL manevi tazminatın 18.10.2005 olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan,maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.216.50 TL, manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 575.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 575.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
4-Alınması gereken 695 .76 TL karar ve ilam harcından 181,90 TL peşin harcın indirimi ile kalan 513. 86 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına davacı tarafından yatırılan 181.90 TL nispî harç, 13.10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 195.00 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 683 .00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 680.00 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinden bırakılmasına;” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 10.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.