Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6836 E. 2010/8055 K. 06.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6836
KARAR NO : 2010/8055
KARAR TARİHİ : 06.07.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının % 10,00’dan % 12,30’a yükselmesi nedeniyle % 2,30 oranındaki fark için manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemenin davacıya manevi tazminat takdirine ilişkin önceki kararının, Dairemiz’ce; 506 sayılı yasanın 109. maddesindeki prosedüre uygun olarak sürekli iş göremezlik oranındaki artışın belirlenmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda: davacıda meslek hastalığının bulunmadığının biri birini doğrulayan Sosyal sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu’nun raporlarıyla anlaşıldığından bahisle reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malûllük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurum’ca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nca karara bağlanır.Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurum’un birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.”
“Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 40. maddesine göre de,” Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun; a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin 5. ve geçici 2. maddesine göre Ankara, İstanbul ve Zonguldak’ta Sağlık Bakanlığı Meslek Hastalıkları Hastaneleri veya devlet üniversitesi hastaneleri) tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi, b)Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu’nca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumu’nu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından, Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu, giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı kararı da bu yöndedir.
Somut olayda davacının Meslek Hastalığı sonucu % 10,00 oranındaki sürekli iş göremezliği nedeniyle manevi tazminat davası açtığı ve Zonguldak 3.İş Mahkemesinin 04.10.1996 gün ve 1996/109E, 1996/112K sayılı kararı ile manevi tazminata karar verildiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Temyiz incelemesi yapılmakta olan dosyada ise davacının istemi % 2,30 oranındaki artan miktara yönelik olup, davacının meslek hastalığı nedeniyle sürekli işgöremezlik oranın % 12,30’a yükseldiğine ilişkin Zonguldak Uzun Mehmet Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin 23.08.2007 tarihli raporlarına yapılan itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 26.12.2008 ve Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu’nun 04.01.2010 günlü kararları ile davacıda meslek hastalığının bulunmadığına karar verildiği görülmektedir.
Öte yandan davacıya 10,00 oranındaki meslek hastalığı nedeniyle manevi tazminat verilmesine ilişkin Zonguldak 3.İş Mahkemesinin 04.10.1996 gün ve 109-1122 sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği belli değildir. Hal böyle olunca anılan dosyanın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılmadan daha önce taraflar arasında yargılama konusu yapılan % 10,00 oranını da kapsar biçimde davacıda meslek hastalığının bulunmadığının karar altına alınması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Yapılacak iş; davacıya % 10,00 oranındaki meslek hastalığı nedeniyle manevi tazminat verilmesine ilişkin Zonguldak 3.İş Mahkemesinin 04.10.1996 gün ve 109-1122 sayılı dosyasının getirtilerek anılan dosyanın kesinleşip kesinleşmediği kontrol edilerek, kesinleştiğinin anlaşılması halinde %10,00 oranındaki meslek hastalığının mevcudiyeti keskinleşen mahkeme kararı ile de tespit edilmiş olup davanın taraflarını bağlayacağından bu davada yargılama konusu yapılan % 2,30 fark maluliyetle ilgili, kesinleşmediğinin anlaşılması halinde ise şimdiki gibi davacıda meslek hastalığının bulunup bulunmadığına ilişkin karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ,06.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.