Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/7052 E. 2012/1925 K. 20.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7052
KARAR NO : 2012/1925
KARAR TARİHİ : 20.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi

Davacı, 22/10/2002- 26/04/2005 tarihleri arasındaki 186 günlük süre dışında kalan sürelerin Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 506 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışmış olduğu 22.10.2002 – 26.4.2005 tarihleri arasındaki 186 günlük süre dışında kalan sürelerin 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 22/10/2002-26/04/2005 tarihleri arasında davacının 1479 Sayılı Yasaya Tabi Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aynı tarihler arasında 2002 yılından 43 gün, 2003 yılından 23 gün, 2004 yılından 71 gün ve 2005 yılından 49 gün olmak üzere toplam 186 günlük 506 Sayılı Yasaya tabi Sigortalılık sürelerinin iptaline karar verilmiştir.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir. 01/04/1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 04/05/1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20/04/1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22/03/1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02/08/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 10/04/1959 doğumlu davacının 14/04/1994 tarihinde Kurum’a verilen giriş bildirgesine istinaden 23/03/1984 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, konfeksiyon faaliyetinden dolayı 28/03/1994 – 19/03/2001 tarihleri arasında vergi kaydı, 24/11/1998 – 29/05/2006 tarihleri arasında oda kaydı, 07/02/1995 – 29/05/2006 tarihleri arasında esnaf ve sanatkar sicil kaydı bulunduğu, dava konusu dönem içinde 22/10/2002 – 03/12/2002, 09/12/2002 – 23/01/2002, 13/02/2004 – 01/04/2004, 09/03/2005 – 26/04/2005 tarihleri arasında toplam 186 gün 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu, 28/03/1994 – 15/08/2005 tarih aralığında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken Kurum tarafından 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaları nedeniyle sonradan bu sürenin 28/03/1994 – 21/10/2002 olarak değiştirildiği, davacının 30/06/1997 – 10/01/2001 ve 30/05/2006 – 30/09/2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığa ilişkin primleri ödediği, 05/01/2010 tarihi itibari ile prim borcunun olmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken 506 sayılı Kanun kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı sona erdirip erdirmeyeceğine ilişkindir.
1479 sayılı Kanun’ un 24/07/2003 tarih, 4956 S. Kanun’un 15. maddesi ile değişik 25/g maddesinde “Bu Kanuna tabi sigortalılık; gelir vergisinden muaf olan, ancak Esnaf ve Sanatkarlar Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki kayıtlara istinaden Bağ-Kur sigortalısı olanlardan bu sigortalılıklarının devamı sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce, sona erer.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre; davacının 12/02/2004 tarihine kadar 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak değerlendirilmesi doğrudur. Ancak 1479 sayılı Kanun’un 4956 Sayılı Kanun ile değişik 25/g maddesi karşısında; bu sigortalılığın davacının 13/02/2004 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başlaması nedeniyle sona ermesi gerekmektedir.
Davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmadığı döneme ilişkin prim ödemelerinin de, ödeme tarihlerinden itibaren ileriye yönelik olarak isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca 13/02/2004 tarihinden sonra 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın iptaline karar verilmesi de hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.