Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/7510 E. 2010/8448 K. 13.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7510
KARAR NO : 2010/8448
KARAR TARİHİ : 13.07.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 31.12.1989 tarihinden dava tarihine kadar Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 31.12.1989 tarihinden dava tarihine kadar 2926 sayılı Yasa’ya tabi Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.12.1985 tarihinde Tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, ürün bedelinden yapılmış prim kesintisinin bulunmadığı, davacının kısa süreli 506 sayılı Yasaya tabi çalışması nedeniyle sigortalılığının 31.12.1989 tarihinde terkin edilip, yapılandırmadan yaptığı prim ödemesine göre sigortalılığının 1.1.2007 tarihinden itibaren yeniden başlatıldığı ve devam ettiği, 19.12.2006 tarihinde toplu olarak 19.181 TL prim ödediği, 1.1.1990-31.1.1990 tarihleri arasında 30 gün 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olduğu, Ziraat Odasına 30.4.2007 tarihinden itibaren kayıtlı olup, Tarım Kredi Kooperatifi kaydının bulunmadığı, Pancar Ekicileri Kooperatifi kaydının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, üzerine kayıtlı zirai arazisinin bulunmadığının tapu sicil müdürlüğünce bildirildiği, davacının eşinin üzerine kayıtlı ve kadastrodan 20.7.2006 tarihinde edindiği tarımsal arazilerin olduğu, davacı adına kadastrodan edinmiş tarım arazilerinin bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, zirai kredi kullanmadığı, DGD den yararlanıp yararlanmadığının araştırılmadığı görülmektedir.
Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, başka bir sosyal güvenlik yasası kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10. maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde başka bir sosyal güvenlik yasası kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, başka bir sosyal güvenlik yasası kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve bu çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda mahkemece davacının 30 günlük kısa süreli zorunlu sigortalı çalışması dışında tarımsal faaliyetinin devamını gösterir delillerinin tam araştırılmadan sonuca gidildiği görülmektedir. Gerçekten davacının Pancar Ekicileri Kooperatifi kaydının bulunup bulunmadığının, D.G.D ödemelerinden yararlanıp yararlanmadığının, kadastrodan adına yapılmış arazi tespitinin ve tutanaklarının araştırılmadığı, yaptırılan zabıta araştırması ve dinlenen köy eski muhtarı ve azalarının beyanlarından, davacınn yazları köyde babasının tarlalarında kardeşleri ile birlikte çiftçilikle uğraşıp, kışları İstanbul’a gittiğinin belirtilmesi karşısında ve davacıdan açıkça kamu ve özel kurumlara ait tarım işletmelerine ürün teslim edip etmediği sorulup bu doğrultuda bir araştırma yapılmadan istemin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; davacının Pancar Ekicileri Kooperatifi kaydının bulunup bulunmadığının, D.G.D ödemelerinden yararlanıp yararlanmadığının, kadastrodan adına yapılmış arazi tespitinin ve tutanaklarının bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorulup, davacıya da tarımsal faaliyeti nedeniyle kamu ve özel kurumlara ait tarım işletmelerine ürün tesliminin olup olmadığı sorulduktan sonra, varsa kayıt ve belgelerinin getirtilip, dosyadaki tüm delillerle birlikte değerlendirilerek, davacının tarımsal faaliyerinin re’sen tescil edildiği 1.12.1985 tarihinden itibaren kısa süreli zorunlu sigortalı çalışması haricinde devam ettiğinin anlaşılması halinde, kısa süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmasının bittiği 1.2.1990 tarihinden Kurum’ca yeniden tescilinin yapıldığı 1.1.2007 tarihine kadar Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, aksi halde şimdiki gibi istemin reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,13.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.