Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/7843 E. 2010/7868 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7843
KARAR NO : 2010/7868
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 20.07.2004-1.10.2008 tarihleri arası Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 20.07.2004-01.10.2008 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre, sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan re’sen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre, kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, … Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 01.05.1996 tarihinde ilk defa 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil, 20.07.2004 tarihinde Tarım Kooperatifi kaydının silinmesi nedeniyle terkin edildiği, 01.07.2008 tarihinde yeniden tescil edildiği,tescilinin devam ettiği, 1996,2004,2008,2009 yıllarında prim ödemelerinin bulunduğu,Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifine 27.08.1987-20.07.2004 tarihleri arasında üye olduğu,16.06.2008 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydının bulunduğu, 1991 yılı iktisap tarihli 3,5 dönüm tarım arazisinin olduğu, 10.10.2009 tarihli zabıta araştırmasında ,davacının 2004 yılına kadar Zile İlçesi, Aluçözü Köyü’nde babasından kalan tarlalarda çiftçilik yaptığı, 2004 yılında İstanbul’a taşındığı,bu tarihten sonra İstanbul’da çalışarak geçimini sağladığının tesbit edildiği,tutanakta imzası bulunan Mürsel Uysal ve Muharrem İş’in mahkemece dinlendiği, tanıkların mahkeme de verdikleri ifadelerinde, davacının sadece kış aylarında İstanbul’a gittiğini, bahar aylarında geldiğini ve çiftçilikle geçimini sağladığını,tutanaktaki ifadelerinin doğru olmadığını bildirdikleri, muhtar beyanının alınmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının ikametgahının neresi olduğuna dair ikametgah belgeleri araştırılmadan, İstanbul ilinde ve Zile İlçesi, Aluçözü Köyü’nde yılın ne kadar süresinde kaldığı tesbit edilmeden,muhtar beyanına başvurulmadan ve zabıtaca tutulan tutanakta imzaları bulunan kişilerden yukarıda isimleri anılan tanıkların beyanlarını değiştirmeleri karşısında tutanakta imzası bulunan diğer kişiler dinlenerek beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş, davacının tarımsal faaliyetleri yönünden davacının ikametgahının neresi olduğunu ilgili nüfus müdürlüğü ve muhtarlıklardan sormak, İstanbul ilinde ve Zile İlçesi Aluçözü Köyü’nde yılın ne kadar süresinde ve hangi aylarında bulunduğunu tesbit etmek,tesbiti talep edilen dönemlerde görev yapan ilgili muhtar ve azalarını dinlemek, zabıtaca tutulan tutanakta imzaları bulunan kişilerin tümünü dinleyerek tutanaktaki bilgilerin doğruluğunu saptamak ve toplanan delilleri yukarıda anlatılan ilkeler doğrultusunda değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.