YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/794
KARAR NO : 2010/3773
KARAR TARİHİ : 05.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu ölen oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacı annenin iş kazası sonucu ölen oğlundan dolayı ölüm tarihinden itibaren ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacıya, kurum sigortalısı oğlu … …’un iş kazası sonucu ölümü nedeniyle ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının, ölen oğlu … …’un ölüm olayının iş kazası olduğunun tespiti yönünde açtığı davada; İstanbul 3. İş Mahkemesinin 1999/306 Esas 2000/11 Karar nolu 9.2.2000 tarihli kararında ölüm olayının iş kazası olduğu yönünde verdiği kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.3.2000 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır
506 sayılı Yasa’nın 99. maddesinde bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, … doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrayacağı, bu durumda olanların gelir ve aylıklarının yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren verileceği açıkça belirtilmiştir Somut olayda iş kazası sonucu 23.6.1998 tarihinde gerçekleşen ölüm olayından itibaren yukarıda anılan yasaya göre 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davacıya talebi gibi ölüm tarihinden gelir bağlanması söz konusu olamayacaktır. Yasanın açıkça hükmüne göre davacının dava dilekçesi tahsis talep dilekçesi olarak değerlendirilip dava tarihini takip eden aybaşı olan 1.4.2008 tarihinden itibaren iş kazası sonucu ölen oğlunda dolayı gelir bağlanmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacıya tarihi belirtilmeksizin iş kazasında ölen oğlundan dolayı ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davanın kısmen kabulü ile davacıya iş kazası sonucu ölen oğlu … …’dan dolayı iş kazası sigorta kolundan 1.4.2008 tarihinden geçerli olmak üzere ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespitine,fazla istemin reddine,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı için 500,00 avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, red olunan kısım üzerinden aynı Tarife uyarınca 500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
3-Davacı tarafından yapılan toplam 15,00 yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 7,50 TL sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına
4- Kurum harçtan muaf olduğunda harç alınmasına yer olmadığına davacı tarafından yatırılan 28,00 TL toplam harç giderinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 5.4.2010 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.