Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/8263 E. 2012/2945 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8263
KARAR NO : 2012/2945
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, maluliyet oranının tespitiyle, maluliyet aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde sübut bulmayan davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava davacının malülen emekli olabilmesi için geçirdiği iş kazası nedeniyle sakat kaldığı ve bundan böyle çalışamayacak durumda olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili 04.08.2009 havale tarihli dilekçesi ile taleplerini iş kazasının tesbiti ile müvekkiline iş kazası nedeniyle meslekte kazanma güç kaybının karşılığı olan miktarda iş göremezlik geliri bağlanmasına karar verilmesi olarak ıslah ettiklerini belirtmiş, ayrıca 2. bir dilekçe ile ıslah talebi doğrultusunda davanın işverenler … ve …’a ihbarına karar verilmesini istemiş, ıslah harcı ve başvuru harcı yatırılmamıştır.
Mahkemece, sübut bulmayan davanın reddine, davacı tarafın iş kazası davası açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
Mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu’nun 83. ve devamı maddeleri ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkanını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali sözkonusudur.
Somut olayda, dava, davacının malülen emekli olabilmesi için geçirdiği iş kazası nedeniyle sakat kaldığı ve bundan böyle çalışamayacak durumda olduğunun tespiti istemine ilişkin iken davacı vekilinin 04.08.2009 havale tarihli dilekçe ile taleplerini iş kazasının tesbiti ile müvekkiline iş kazası nedeniyle meslekte kazanma güç kaybı karşılığı olan miktarda iş göremezlik geliri bağlanmasına karar verilmesi olarak ıslah ettiklerini açıklaması karşısında Mahkemenin davacıya ıslah ve başvurma harcını yatırması için süre verip, davayı sonuçlandırması gerekirken yazılı şekilde karar vermesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.03.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.