Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/8278 E. 2012/3031 K. 06.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8278
KARAR NO : 2012/3031
KARAR TARİHİ : 06.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kurum tarafından ek prim ve gecikme cezasının iptaliyle ödenen miktarın ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının, Kurumca tahakkuk ettirilen ek prim ve ceza nedeniyle açılan davanın kesinleştiği tarihe kadar, bankaya ödediği komisyon bedelinin faiziyle birlikte istemine ilişkindir.
Mahkemece, 6.306,07 TL komisyon bedeline ilişkin alacağın dava tarihinden itibaren işyeyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmiştir.
İş Mahkemelerinin görevi 5521 sayılı Yasanın 1.maddesi ile düzenlenmiştir. Anılan maddede; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildigi üzere, İş Mahkemesinin görevli olabilmesi için uyuşmazlığın taraflarının işçi ve işveren veya işveren vekili olması, uyuşmazlığın iş sözleşmesinden veya İş kanunundan kaynaklanması koşuldur.
Diğer yandan, 05.12.1977 tarih, 4/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilmesi veya değiştirilmesi mümkün değildir. İş Mahkemeleri özel kanunla kurulmuş olup görevleri istisnai nitelik taşıdığından 5521 sayılı Yasa’da sınırlı olarak sayılmış dava ve uyuşmazlıklar ile diğer yasaların İş Mahkemelerini görevlendirdiği dava ve işler dışındaki dava ve işlere İş Mahkemelerinde bakılamaz.
Somut olayda, Dava 5510 sayılı Yasadan dolayısıyla Sosyal Güvenlik Hukukundan kaynaklanmamaktadır. Davacı davalı Kurumun haksız işlemi nedeniyle uğradığı zararı talep etmektedir. Dava niteliği gereği asliye hukuk mahkemesi görevi kapsamında kalmaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, 1086 sayılı HMUK’un 7.maddesine göre ( 6100 sayılı HMK’nın 1.maddesi ) dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken kamu düzenine ilişkin olan görev konusu gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 06/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.